web analytics
Bos Ayna 9 Nisan 2020
Patricia Hendricks, Danielle Smith, Michael Friedl ve Michael Smith tarafından katkıda bulunulan bu makale içinde bulunduğumuz zorlu zamanlarda Aikido’nun nasıl bir ilham kaynağı olabileceğine dair iyi bir örnek. Adı geçen dört Sensei de Aikido yolculuklarına 1970’lerin başında başladılar ve onlarca yıldır Aikido topluluğunun önde gelen öğretmenleri oldular.

“Ai-Ki”nin Evrensel Sevgisi her yerdedir; boşluk veya mesafe ile tanımlanmamıştır. O-Sensei’nin öğretisinden esinlenerek, bu izolasyon zamanında tüm varlıklar adına derin bir şükran duası sunuyoruz: “Şimdi ve yeniden, yaşamla bağlantınızı geri kazanmak için kendinizi derin dağlar ve gizli vadiler arasında gizlemeniz gerekiyor. ” Ve tam da öyle.

75 yıl önce, O-Sensei dünyanın barış çağına girmesi gibi bir vizyona sahipti. Aikido’yu çalışmaları Japonya’da ve savaş sanatları topluluğunda dünya çapında  bir dönüşüme sebep oldu.

Bugün yaşıyor olsaydı, O-Sensei bu küresel kriz karşısında nasıl bir rehberlik sunardı? Belki de şöyle derdi: “Aikido bu salgını etkisiz hale getirmek ve üstesinden gelmek için bir tekniktir. Bu, tek bir aile olarak bu zorlukla başa çıkmak adına dünyayı birleştirmenin bir yoludur. ” Uygulamamız ve içselleştirdiklerimiz sayesinde O-Sensei bizimle birlikte yaşıyor. Peki biz bu zamanın zorluklarını deneyimlerken, yeni uygulamalar oluşturmak için eğitimimizden ne çıkarabiliriz?

Virüsün hızlı yayılmasının hem olumlu hem de zorlayıcı yönleri vardır. Olumlu derken, sevdiklerimizle daha fazla zaman geçirmeyi, bahçeciliği, okumayı, daha dikkatli bir şekilde dinlemeyi, meditasyon yapmayı, dua etmeyi ve dikkat etmeyi sayabiliriz. Aikido eğitimimizde olduğu gibi, nasıl antrenman yaptığımız hakkında seçimler yapıyoruz. Günlük yaşamlarımıza devam ediyoruz, çünkü zamanımızı olumlu bir şekilde nasıl kullanacağımızı seçme becerisine sahibiz. Varlığımızı tehdit eden bu tehlikenin bilinmeyen doğasını düşündüğümüzde ise, bundan sonra ne olacağını soruyoruz.

Karşılaştığımız zorluklara birlikte bakalım.  Prensipler hazinemizi önümüze alarak, herhangi bir durumu sevgi ve empati ile kabul etmeyi öğrenebiliriz. Bu karışım sayesinde, yaşadıklarımızı daha az stres yaratan, ruh halimizi geliştiren, sağlığımız ve refahımız üzerinde olumlu etkileri olan deneyimlere dönüştürmek için kullanabiliriz. Aikido pratiğimiz küresel boyutta yayılsa ve insanlığa nufuz etse de  uygulama biçimlerimiz kişisel ve her birimiz için ayrı ayrı.

Kendimizle başlarız

Bu virüsten etkilenerek hastaneye yatırılan çocuklar ve gençler olmakla birlikte, ciddi şekilde hasta olan ya da  hayatını kaybeden insanların çoğu ileri yaşlarda ve / veya bağışıklık sistemleri zayıf düşmüş kişiler oluyor. Vikipedi, bağışıklık sisteminin bu tanımını sunar: “… vücudu patojenlerden ve diğer yabancı maddelerden koruyan, enfekte olmuş ve habis hücreleri yok eden, birbirleriyle etkileşim halinde olan hücrelerden ve dokulardan oluşan karmaşık karmaşık bir ağ… ” Bu yaşam koruma sistemi, aynen Aikido uygulamasının inanılmaz akışı gibi vücudumuzun karmaşık ve etkileşimli bir sistemidir. İnsanların iyileşebileceğini biliyoruz. Mesela C vitamini kadar tanıdık bir şeyin bile, bu güçlü virüsün yayılmasını dengelemek ve karşısında zayıf kalmamak için faydalı olabileceğini öğreniyoruz.

Aikido eğitimi varlığımızın fiziksel, zihinsel, duygusal ve manevi öğelerini içerir ve etkiler. Dojo dışında, bağışıklık sistemlerimizi desteklemek ve güçlendirmek  için de aynı başlıkları uygulayabiliriz.

  • Fiziksel: Vücut homeostaz durumuna nasıl ulaşır ve bağışıklık sistemini nasıl güçlendirir?
  • Zihinsel: Düşünceleriniz ve inançlarınız bağışıklık sisteminizi nasıl etkiler?
  • Duygusal: Ruh halleriniz ve duygusal durumunuz bağışıklık sisteminizi nasıl yükseltebilir veya zayıflatabilir?
  • Manevi: Dualarımız ve tefekkürlerimiz hastalığı nasıl önleyebilir ve bağışıklık sistemimizi nasıl iyileştirebilir?

Aikido topluluğundan Dünya'ya

Fiziksel

Artıları ve eksileri çok basit olduğu için bu anlaşılması en kolay kategoridir. Bu  “evde kal” durumunda olmasaydık, dojoda minderde olur, çalışır ve iyi hissederdik. 

Hareket etmeye, egzersize devam et -mümkünse dışarıda- 

Motomichi Anno Sensei, “Doğa ile ilişkimiz derin…” diyor. “Her şey ve herkes birlikte var olur. … Bir ağaç evrenin enerjisiyle canlıdır. İnsanlar da aynıdır. Evrendeki her şeyin enerjisini ödünç alıyoruz. Gizemli bir güç hayatı sürdürür.

Bokken veya jo ile yürüyüşe çıkın. Kumijo ve kumitachi’nin tek kişilik çalışmalarını yapın, jo kata ve suburi pratiklerini yapın. İyi bildiğiniz bir silah kata’sını diğer taraftan(sağ-sol) yapmayı deneyin. Aikido videolarını veya çevrimiçi dersleri izleyin ve ukeniz olmadan pratik yapın. İki adımda çalışın. Tekniğin inceliklerini anlamak için hem uke hem de nage’yi yavaşça uygulayabilirsiniz. Tai chi benzeri bir solo aikido uygulaması Ashland Aikido YouTube kanalında ücretsiz olarak bulunabilir. Videonun adı “Hareket Meditasyonu” 

Beslenme

Destekleyici yiyecekler yiyin. En basit yol, sebzeler, meyveler, proteinler, tahıllar ve süt ürünleri de dahil olmak üzere işlenmemiş, GDO’suz, insancıl olarak yetiştirilmiş ve doğal  şeyler  tüketmektir – vücudumuz harika bir kompleks yapı ve beslenmeye ihtiyacı var.

Antioksidanlar, iltihapla savaşmak için. Yaban mersini en yüksek, sonra kahve, yeşil çay, matcha çayı ve kakao. %70 ve üzerinde kakao olan çikolataları tercih edin. Ayrıca bir bağışıklık düşürücü olan şekeri azaltın. (bazıları sizi mutlu ederek, bağışıklık sisteminizi güçlendirdiğini iddia etse de, bu kaygan zemini kendiniz çözmek zorundasınız).

Probiyotikler: yoğurt, kefir,  gibi fermente gıdalar. Prebiyotiklerle birlikte: soğan, yulaf ezmesi, kuşkonmaz, elma gibi lif bakımından zengin yiyecekler. Bağışıklık bağırsakta başlar.

Takviyeler: birçok yararlı destek ürünü var. Bu süre zarfında hiçbir şey almazsanız, en azından C, D ve A vitamini kullanın. Önerilenden daha yüksek dozajlar için mutlaka sağlık uzmanınıza danışın.

Zihinsel

Stresin vücudu birçok yönden etkilediğini biliyoruz. Stresli bir durumdayken merkezlenmeyi ve rahatlamayı unutuyoruz ve nefesimiz sığ veya düzensiz hale gelebiliyor. Günlük olarak enerji almayı, dirençsiz ve sakin kalmayı ve merkezimizi vücudumuzu rahatlatmak için kullanmayı hatırlayabilirsek, muhtemelen bağışıklık sistemimizi geliştirebiliriz.

Bu dönemi her zaman peşine düşmek istediğiniz ancak zaman bulamadığınız bilgi veya becerileri geliştirmek için kullanın.

O-Sensei’nin kim olduğu ve Aikido’nun  Dünya’yı değiştirme ve şekillendirme yetisine neden bu kadar güçlü biçimde inandığı hakkında ufkunuzu açacak yazıları ve kitapları okuyun.

Unutmayın: enerji dikkati takip eder. Günlük pratiğimizde, dikkatimizin nerede olduğunun farkında olmak için çalışıyoruz. Dikkatimiz uyumda mı merkezimizde mi? Yoksa iyi görünmeye, hayal kırıklığımıza, korkumuza ya da belki de ukemizi alt etmeye mi odaklanıyoruz? Bir tutuş tekniğiyle yakalanırsak, gerçekten yakalanırız. Ama gerçekten o an hareket etmekten aciz miyiz? Direnirsek ya da içinde olduğumuz durum için başka birini suçlarsak, o durumda sıkışıp kalırız. Her türlü direnç, stres yaratır ve bağışıklık sistemimizi etkiler ve huzura erişimimizi engeller. O-Sensei, dirençsiz bir savaş sanatı yolu yarattı. Böylece her bir anı savaşmadan, düzeltmeye çalışmadan,  şükran içinde yaşayabiliriz.  “Gerçek zafer kendi üzerimizde kazandığımız zaferdir.” Kızgın olduğumuzda ya da korktuğumuzda, kendimize şunu sormalıyız: “Dikkatim nerede? Olmasını istediğim şeye mi yoksa korktuğum şeye mi odaklanıyorum? ”

Duygusal

Vücudumuz kaç  ya da savaş modundayken sempatik sinir sistemimiz açılır. Adrenalin salınır ve bağışıklık sistemimiz zorlanmaya başlar. Çoğu zaman korkularımız ve duygularımız, bir güç görüntüsü oluşturmak için bastırılır. Güvenilir bir yetişkine, bir arkadaşa ve / veya bir terapiste en derin korku ve duygularımızı ifade etmeyi öğrenebilirsek, bağışıklık sistemimizin çok fazla çalışması gerekmez. İçinde olduğumuz sınırlı sosyalleşme ve izolasyon durumunda korkularımızı, hayal kırıklıklarımızı ve öfkemizi bile dile getirme fırsatına sahibiz. Aikido, uyum sağlamak, başkasının bakış açısından durumları görmek ve daha büyük bir uyum halini bulmakla ilgilidir.

Düşmüş veya depresif hissediyorsanız size yardımcı olacak bazı şeyler:

  • Ağlamayı unutmayın. Üzüntü, korku, öfke ve kederin salıverilmesi size tamamen yeni bir bakış açısı kazandırabilir.
  • İnsanlarla ve evcil hayvanlarla bağlantı kurun. Zoom ya da FaceTime gibi uygulamaları, aileniz, arkadaşlarınız, dojo’nuz ve sevdiklerinizle bağlantıda kalmak için kullanın. Evcil hayvanlarınıza dokunun; beyindeki endorfinleri serbest bırakır ve mutlu hissetmenize yardım eder. 
  • Sevdiğiniz müzikleri dinleyin, şarkı söyleyin, dans edin.
  • Yürüyün, egzersiz yapın ya da nasıl istiyorsanız öyle hareket edin. 

Ruhsal

Manevi uygulamalar herkes için farklı ve çeşitlidir. Yine de, her gün herhangi bir zamanda uygulanabilecek birçok ortak manevi teknik vardır.

Farkındalık ve empati, kişinin kendi başına pratik yapabileceği iki özelliktir. Seçimlerinizi nezaket ve bilinmeyenle başa çıkma açısından düşünün.

İlham verici molalar – Neyse ki internette bu karmaşık ortama destek olabilecek çok sayıda dua ve şarkı var.

Nefes – virüs bize nefes almayı, merkezde kalmayı ve hayat veren ve temizleyici nefesimize minnettar olmayı hatırlatıyor

Soji – zorunlu olan kendimizi ve çevremizi sık sık temizlemektir. Dikkatle bunu manevi bir uygulamaya dönüştürebiliriz. Bu zamanı,  yüksek benliklerimizi gerçekleştirmeye katkıda bulunmayan şeyleri hayatımızdan temizlemek için kullanabiliriz.

Hepimiz birbirimize bağlıyız.

Öyleyse aile, arkadaşlar ve toplulukla olan bağlantılarımızı yenilememiz, sürdürmemiz, genişletmemiz ve güçlendirmemiz önemlidir. Kendi iyileşme ve güçlenmemize odaklandıkça, ortak çalışmamızın enerjisi bağlantımızı yeniden hissetmemize yardımcı olur ve böylece küresel ailemizi iyileştirir.

  1. Fiziksel

Kan bağışlayın. İhtiyacı olanlara hizmet için zaman ayırın. (örneğin, dışarı çıkamayan bir komşunun alışverişini yapın). Yardım kuruluşlarına kaynak katın.

  1. Zihinsel

Çevrimiçi derslere aktif olarak katılın. Yeteneklerinizi, bilginizi ve deneyimlerinizi yazma, boyama, müzik veya video oluşturma gibi başkalarıyla paylaşmanın yollarını bulun.

  1. Duygusal

Sosyal medyada yalnızca olumlu, canlandırıcı mesajlar paylaşın. Unutmayın: “kahkaha en iyi ilaçtır” – paylaşın.

  1. Ruhsal

Dünya çapında dua ya da meditasyon fırsatlarını bulun ve katılın. (Kalbin) sosyal yakınlığını koruyun.

Sonuç Olarak

Birlikte, O-Sensei’nin öğrettiği ilkeleri kullanarak virüsün getirdiği zorluklarla yüzleşebiliriz: Sevgi, şefkat ve hepimizin bir olduğu bilgisi, içinde yaşadığımız dünyayı iyileştirebilir.

Şimdi bir salgın başladığında, evde kalmak,  herkesten uzak durmak, temiz ve dezenfekte edilmiş bir yaşam alanını korumak ve hijyen kurallarını  uygulamanın kontrol edebileceğimiz dışa dönük faktörler olduğunu biliyoruz. Bunlar virüs iletimini sınırlandırmamıza yardımcı olacaktır. İçeri bakarsak, bağışıklık sistemimiz ve organlarımız doğal gıdalar ve takviyelerle güçlendirilebilir. Ek olarak, zihinsel, duygusal ve ruhsal durumlarımız bağışıklık sistemimizi olumlu yönde etkileyebilir. “Sahip olduğumuz tek şey  sağlığımız”. Bağışıklık sistemlerimizi güçlendirmeyi öğrenebilirsek, her yaşta, böyle bir pandemide yolumuzu bulma şansımız daha yüksek olabilir.

Aikido aracılığıyla kendi bedenimizle, diğer insanlarla ve doğa ile olan bağlantımızı yeniden fark ederiz ve bu bağlantı  yaşamlarımızı umutla yaşamaya ilham verir. Dramatik olarak değişen bir dünyada sevgi, merhamet ve nezaket göstererek başkalarına ilham kaynağı olabiliriz.

İhtiyacımız olan, O-Sensei’nin bahsettiği Barış Sanatı’nın dünyamızı nasıl bir denge ve uyum haline getirebileceğini anlamaktır. Bu denge, doğanın ilkelerini onurlandırmak için tüm varlıklarla birlikte olmalıdır. Bu salgını atlatırken, sevgi, merhamet ve dönüşüm bu dünyada çiçek açacak ve meyve verecek tohumlardır.

Patricia Hendricks Sensei, şu anda Cal Maritime U.’dan meslektaşları ile Utah’daki bir çiftlikte tecrit edilen oğlu David Connor’dan gençler için (-youngins- 30 yaşın altı) bazı akıllı sözler söylemesini istedi. “Aktif kalın! Dışarı çıkın! Yürüyüş ve bisiklet sürmeye gidin! Gün batımının tadını çıkarın. Sakin olun ve nefes alın. Bu zamanı düşünme için kullanın ve zihninizin yerleşmesine izin verin. Bu, bir süreliğine sahip olduğunuz en uzun mola olabilir! ”

Gambatte!

Editörün notu: David Connor’un önerilerini bir çiftlik ortamında yaptığının altını çizmek ve içinde bulunduğumuz şartlarda etkinlik alanlarımızı dikkatle seçmekte fayda var.


Kaynak: A Wolrd Prayer From The Aikido Community, Aikido Journal
Çeviri: Oğuzhan Yılmaz

Paylaş:

Fikrini paylaş

Your email address will not be published. Required fields are marked*