web analytics

Oğuzhan Yılmaz

Oğuzhan Yılmaz 2 Temmuz 2010

Günlerden bir gün, iki büyük kılıç ustası hünerlerini yarıştırmaya karar vermişler. İkisi de yapılabilecek en keskin kılıcı yapacaklarını söylemişler ve yapmışlar da. Ateşte haftalarca dövdükleri kılıçlarını alıp bir dere kıyısında buluşmuşlar. Derenin suları sadece diz seviyesindeymiş. Birinci usta kılıcını çekip suyun ortasına saplamış. Sonra seyretmeye başlamışlar. Ağır ağır akan suyun üzerinde süzülen bir yaprak gelip […]

Oğuzhan Yılmaz 30 Haziran 2010

Bir süredir sağda solda bir şeylerle uğraşırken, bir takım işleri kotarmaya çabalarken, hoşlaşmadığım ya da çok keyif aldığım insanlarla çalışırken aklım bir noktaya gidip duruyor. Bazen laf arasında deriz ya frekans tutmadı diye. Bazen biriyle tanıştığın anda ahanda dersin ve hoş sohbet alır yürür. Bazen de kırk takla atsan senden bi numara olmaz. Frekans tutmamıştır […]

Oğuzhan Yılmaz 28 Haziran 2010

Bir şeyin siyah olması, beyaz olmadığı anlamına gelir mi? Peki cevabın evetse, aynı zamanda hayır olabilir mi? Başka bir deyişle hem aynı hem ayrı, hem bütün hem parça, hem tek hem çoğul olabilir mi bir şey? Belki de sorunun kendisi cevaptır. Bilmiyorum, aslında benimde net bir cevabım yok. Daha çok bir hissiyatım var bununla ilgili. […]

Oğuzhan Yılmaz 26 Haziran 2010

Blog sayfalarına birşeyler karalamaya başladığımdan beri, yaşamımın en geniş dilimi olan Aikido üzerine yazmayı istiyordum. Ama düşündükçe derya deniz olan bir konunun neresinden tutsam başka bir yerinden çıktığım için bir türlü toparlayamıyordum. Özünde hayatın her anında varolan bir gerçek olan “Aiki” yi açıklamak çok zor. Anlatılmaz yaşanır deyimi başka hiç birşeye bu kadar tam oturmamıştır […]

Oğuzhan Yılmaz 26 Haziran 2010

Kimi zaman mutzsuzluğun, gerginliğin içinde bulabiliyorum kendimi. Bazen basit ya da karmaşık, teknik bir sebepten kaynaklanır gerginliğim. Bir şey olmuştur, yapılması gereken bir iş gecikmiştir gibi teknik şeyler. Bazen de güne gergin uyanabilirim. Daha sebep olacak hiçbirşey yapmamışken öyle başlar gün. (Bir arkadaşımın deyimiyle kozmik gerginlik) Böylece gerginliklerimi ikiye ayırmış oldum; kozmik ve teknik. Kozmiklerin […]

Oğuzhan Yılmaz 13 Haziran 2010

Fudoshin” savaşçının ruhudur. Batı kültürü Fudoshin’i vahşi ruh veya dürtü olarak tanımlar. Fudoshin elimizdeki vazifeyi çözümle sonuçlandırmak için konsantre olmamıza izin veren bir zihin durumudur. Savaşçının ruhu kararlıdır ve şüphesizdir, elimizdeki vazife yerine getirilmesi gereken tek görevdir ve yerine getirmek için başka zaman yoktur. Hayatımızda hergün, üstesinden gelinmesi gereken yeni engeller bize meydan okur. Dojo […]