web analytics

Düşünsel

Asfaloth 24 Mart 2014

Ne var şu Aikido’da? Her gün de gidilmez ki.. Evin yok mu senin demiyor mu Sensei’n? Yazık değil mi adama? Hem biz senin yüzünü göremiyoruz hiç. Bütün gün oradasın neredeyse. Bir ara bunları o kadar çok duyuyordum ki.. Gerçi o zamanlar haftanın en az 5 günü Dojo’ya gittiğim günlerdi. Haftada 8 civarı antrenmana katılıyordum. Antrenman […]

Oğuzhan Yılmaz 19 Aralık 2010

Yılbaşı geliyor, yine hediyeler alıp verilecek. Her halde insanlık tarihi kadar eskidir birine hediye vermek. Yine o zamandan bu zamana bilinir hediye vermenin almaktan çok daha iyi olduğunu. Verdiğinizde yaşadığınız mutluluk, aldığınızda yaşadığınız geçici heyecandan çok daha derin işler insanın içine. Her ne kadar aksine bir hayat yaşamak konusunda dirensek de belki de doğamıza en […]

Oğuzhan Yılmaz 14 Aralık 2010

Eğer bir süredir Aikido çalışan biri değilseniz, bir antremanı ya da gösteriyi kenardan izlediğinizde ilk hissettiğiniz şey güçlü bir estetik duygusu olur. Ardından eğer bilgi sahibi değilseniz, bu estetik duygusunu yaratmak için adamların kendilerini yerden yere attıklarını düşünürsünüz. Sonra da dersiniz ki Aikido işe yaramaz, adam elini uzatıyo öteki kendini yere atıyo sırf güzel görünsün […]

Oğuzhan Yılmaz 2 Aralık 2010

Brezilyalı din bilimci Leonardo Boff din ve hürriyet hakkında konuşulurken Dalai Lama’ya  merak ve biraz da hınzırlık olsun diye en iyi din hangisidir diye sormuş. Dalai Lama’dan, Tibet Budizmi ya da Hristiyanlıktan çok daha eski doğu dinleri gibi bir cevap beklerken, sonuç farklı olmuş. Üzerine düşünmesi, anlaması ve yorumlaması ise tamamen ve yalnızca sana kalmış. – Kutsal efendim, sizce […]

Oğuzhan Yılmaz 24 Ağustos 2010

Günün ortasında bir anda durup etrafına bak. Şöyle birkaç kısa dakika. Hayatın keşmekeşini kenara bırak. Derin bir nefes al ve görmek için bak. Her zaman kullandığın alelacele, güdümlü bakışlarınla değil, sakin ve anlayarak bak. Ne görüyorsun? Evler, arabalar, sokaklar, ışıklar mı gördüklerin? Yanından geçen geçen kocaman motorsiklet mi yoksa önünde yürüyen yakışıklı adam ve güzel […]

Oğuzhan Yılmaz 7 Ağustos 2010

Bushido, insanın ağzından kolayca, ama güçlü bir titreşimle çıkan basit bir kelime. Uzakdoğu hikayelerinin çekici mistik havasını üzerinde taşıyor biraz. Söylemesi bile havaya sokuyor insanı. Evde kendi kendine BUSSSHIIIDOOOO diye bağırarak tahta kılıcını çekip vazoları falan kırası geliyor insanın bazen. Bilmiyorum belki de bana öyle geliyor. Tabi evde suburi yapmaya çalışırken yokettiğim avizenin, duvar alçılarındaki […]