Öğrenmek Üzerine

Aikido antrenmanına çoğumuz uzun bir mesai sonrası akşam karanlığında geliyoruz. Ancak ne kadar yorgun ve zihin karmaşası ile de gelsek zarar görmemek için dalgın olmaya hakkımız yok.. Bedene ve hareketlerimize yoğunlaşmak durumundayız. Bu da ister istemez bizi günlük kaygılarımızdan, baskılardan ve yoğun duygularımızdan uzaklaştırıyor. Bulut halinde bizi saran dağınık düşünceler, antrenman çıkışında basit özetlere indirgeniyor;…

Aikidoyu Sevmek

Aikido’ya başlayalı tam altı ay oldu. İnsan hafızası oyunlar oynar insana; anımsadıkları ile geçmişi yeniden yaratır; unuttukları ise hiç yaşanmamıştır. Yaşamımıza bir anlam vermek isterken zamanı da yıllara, aylara böler anılarla kurgulamaya çalışırız. Aikido’yu düşünürken ise yaşananların tek başına bir anlamı olmadığını görüyorum, hatta silindiğini.. Yükselen bir yapı düşünün; tuğlalar tek başına ne kadar anlamlıdır…

Yönetilecek Güzellik

Aikido’da ana amaç her iki tarafın zarar görmemesini sağlayarak rakibi etkisizleştirmek diye düşünülebilinir. Bunun için ne gerekir? Öncelikle gerek saldırıda gerek savunmada kendi dengemizi korumalıyız. Bu da kesinlikle kalçalarımıza oturan ağırlık noktamız ile beraber hareket etmemiz anlamına geliyor.. Öne, yana, arkaya eğilemeyiz.. Kollar (ve tabi varsa silahımız) öyle rahatça bedenden ayrılıp uzaklaşamaz.. Biraz adab-ı muaşeret…

Kum Torbasından Uzağa

Sabahları ilk saate bakışım 6:50..Gün boyu sorular, kimi kez toplantılarla aranılan çözümler ve tasarlanması gereken yapılarla yoğun geçen bir iş hayatında hızla dakikalar akıyor.. Akşam eve varıp çocuklarla biraz ilgilenip yarım saat içinde evden geri çıktığımda hala gözüm saatte ve yorgunluktan algılarım artık zayıflamış durumda.. Karda ve buzda tökezleyerek ilerlerken sıcacık odamda koltuğumdaki kitabı düşünüyorum..…

Mesafe

Parlak bir güneş altında, Ankara üzerinden hala bembeyaz örtüsünü atmış değil.. Haftasonumuz bütün kar ve soğuğa karşın hiç olmadığı kadar Aikido doluydu. Ayhan Sensei İstanbul’dan gelip silah eğitimi semineri verdi. Öğretici diye özetlemek oldukça zayıf kalacak; boyut ve bakış açısını değiştirdi diyebilirim. Kalabalık bir seminerdi. Özellikle yeni insanları ve tarzlarını öğrenmek istediğimden farklı arkadaşlara yöneldim.…

Ne Solist Ne Korist; Yalnız Sanatçı…

Her çocuk doğduğu andan itibaren kişilik özelliklerini ortaya koyar. Bebeğimi kucağıma koyduklarında biçimlendireceğim bir hamur olarak hiç görmedim. Büyük bir merakla tanımaya çalıştığım bir insandı. Benden etkilendikçe daha fazla kendimi sorgular oldum.. Fiziksel tehlike yoksa “hayır” demedim; anlamaya, isteklerine çözüm bulmaya çalıştım.. İşte bu süreçte “özel” hissettirmekle “üstün” yetiştirmeye çalışmak arasındaki ince çizgiyi farkettim. Aslında…

Genleşen Zaman…

Yeni bir haftanın başında her zamanki iş planlarımı yapmaktayım. İşyerinde gerekli raporlamalar, düzenlemeler, tablolar, çocukların okul takvimi hatta tatil planları.. Aikido’ya gelince ise en uzun planım akşam 19:30’a kadar.. Hala ne getireceğini bilmeden merakla giriyorum Fudoshin Dojo’dan içeri.. Aslında burası bir yılı aşkın süredir günlük karmaşadan kaçtığım bir sığınma yeriydi.. Çayımı alır çocukları seyreder, okur,…

Ritm ve Ahenk

İlk derslerde bedenimin belli noktalarında kas ağrısı ve kramplar vardı. Son iki derstir ise dogim terden sırıksıklam; gerçekten yoruluyorum. Soluk soluğa kalmadan da yorulmak mümkünmüş meğer. Bugün Aikido’da 10.dersime girdim. Kyu sınav hesabı için saat/gün saydığım sanılmasın lütfen. 2009 Ocak ayından beri gittiğim resim kursumda da geçen cumartesinin sekseninci dersim olduğunu biliyorum. Onuncu günde yağlı…