web analytics
Aykan Turhan 10 Temmuz 2020
İaido kelimesinin hayatıma ilk girdiği anı hatırlıyorum.10 küsür yıl evveldi,  Japonya’dan hocamız aikido semineri için gelmiş ve seminer sonrasında verilen akşam yemeği için tüm dojo cho’lar toplanmıştı. Özel bir işimden dolayı o yemeğe katılamasam da dojomuzu temsilen bir arkadaşımı görevlendirmiştim.

Yemekte Hocamız Türkiye‘ye İaido’yu da getirmek istediğini dolayısı ile yol haritası belirlemek için kimlerin çalışmak istediğini sormuş. Arkadaşım da benimle aynı mantığa sahip olduğundan direkt elini olumlu anlamında kaldırmış. Ve bir sonraki seminerde İaido planı yapılmış. Yemek bitimi telefon ile durumu bana anlattığında telefonun diğer ucundaki mutluluğumu dün gibi anımsıyorum hala..

Aikido da bokken ile tanışıklığımız zaten vardı ama iaido ile çok daha detaylı tanıştık. Ve bu tanışıklık hiç de kolay olmadı.
Malum suburiler :)))

Hiç unutmuyorum seminerde 30 kişiydik. Hocamız iki gruba ayırmıştı ve herkes 20 suburi sayıp sayma işlemini diğerine bırakıyordu. Yani başlar başlamaz 300 suburi o kadar da kolay değildi. Ve tabi ki bir grup bitince diğeri hemen başlıyor ve ders bitimine kadar bu şekilde süreç defalarca devam ediyordu. O derste ilk düşündüğüm ve fark ettiğim olay şuydu. Hocamız 60 yaş üstü idi ve bizimle aynı anda o da kesiyor ve sayıyordu. Biz diğer grubu beklerken az da olsa dinleniyorduk ama hocamız her grupla kesiş çalışmasına devam ediyordu. Bu binlerce suburi eder tüm ders boyunca.. Nasıl bir kondisyon,güç ve nefese hakim olduğunu hayal edin. Ve ilk kesişindeki kararlılık, konsantrasyon,kılıcın açısı v.s ne ise son kesişindeki de aynı idi. İşte ilk bunu fark ettiğimde o an anlamıştım bu sanatın dışardan görüldüğü kadar kolay olmadığını.

İaido çalışmayan gruplarla sohbet ettiğimde “Ne işimize yarayacak?” , “Sokakta kılıç mı taşıyacağız?”  gibi bir düşünce hakimdi. Peki sen neden başladın diyebilirsiniz. O zamanki seviyemle idrakım (ki hala aynıdır) biz madem Aikido yani bir nevi kılıcın izlediği yolu çalışıyoruz, o zaman kılıç ile çalışmak bize o yolu ve yolun tekniklerini daha iyi kavramamıza, mesafe kontrolü hakimiyetine, tekniklerin neden yapıldığını anlamamıza v.s yardımcı olabilirdi. Ki nitekim İaido çalıştıkça yıllar içerisinde Aikido’mun da geliştiğini gözlemlemek ne kadar doğru düşündüğümü kanıtladı bana.

Bir İaido dersini izlediğinizde bireysel olarak bir kişinin devamlı kılıcını çektiğini ve havayı kestiğini görürsünüz. Çok kolay bir şeymiş gibi görünür. Ama maalesef bu yanıltıcı bir düşüncedir. Çoğu zaman aikido dersinden daha fazla yorulduğum olmuştur.  O kılıca doğru bir şekilde hakim olmaya çalışmak, dengenizi korumak, kesişleri düzgün açı ile yapmaya çalışmak, nefes kontrolü, mesafe ve adım kontrolü…. tüm bunlar inanılmaz bir gerginlik ve yorgunluk yaratır vücutta.

Ama tam anlamıyla bir meditasyondur aynı zamanda İaido. Kendinizle baş başasınızdır. Nefesinize odaklanırsınız. Her kesişte nefes verirsiniz. Derslerde sağlamaya çalıştığınız nefes kontrolü ve denge zamanla özel hayatınıza, davranışlarınıza yansır. İnanılmaz bir sakinlik,dinginlik ve iç huzur.

Aykan turhan iaidoİaido’da farklı stiller var. Hocamdan şu ana kadar 3 ryu öğrendim. Daha doğrusu öğrenmeye çalışıyorum hala. En zorlandığım Muso Shinden Ryu Chuden idi. Bu bölümdeki wazalarda oturuş şekli farklıdır. Zırhlı bir samurayın üzerindeki ağırlıktan dolayı kalkması kolay olsun diye Aikido’da seiza dediğimiz oturuşdan farklı bir şekildedir. Bu oturuş Tatehiza olarak adlandırılır. Ve hala daha iyi yapabilmek için üzerinde çalıştığım bir konudur. Zorlanmamın sebebi boyumun uzun olması. Kalçanızın üzerinden dik bir şekilde kalkmanız gerekirken, ben çoğu zaman kalkabilmek için öne eğilmek zorunda kalıyorum.Hiç kompleks yada ego yapmadan gururla söyleyebilirim ki birçok öğrencim benden daha iyi yapıyordu bu kalkışı :)))

Ne mutlu bana ki doğru aktarabilmişim. Derslerde onları izliyor, nasıl kalktıklarına, açılarına bakıyor ve onlardan bir şeyler öğrenmeye çalışıyordum.Onlarda benden başka şeyler öğreniyor. Ve böylece hep beraber gelişiyoruz ve ilerliyoruz.

İaido’da hareketlerin ana hatlarını öğrenmek kolaydır ama o hareketi doğru tutum ve ruh ile yapabilmek uzun bir süre alıyor. Partneriniz olmadan tek başınıza aynı hareketleri yıllarca çalışabilmek,  sabır ve adanmışlık istiyor. Tek başınıza çalıştığınız için yani eksikliklerinizi yada hatalarınızı kapatacak bir ukeniz olmadığı için de  bu yolculuk sizi dönem dönem çok zorluyor.

Herkesin bu yolculuğu anlamasını tabi ki beklemiyorum.Ama bu yola çıktığım için kendimi çok şanslı hissediyorum. İşte ben ve arkadaşlarım, hala yoldayız….

Hızlı gitmek istiyorsan, yalnız yola çık.
Uzağa gitmek istiyorsan, birlikte yola çık…


Paylaş:

Fikrini paylaş

Your email address will not be published. Required fields are marked*