Ritm ve Ahenk

006İlk derslerde bedenimin belli noktalarında kas ağrısı ve kramplar vardı. Son iki derstir ise dogim terden sırıksıklam; gerçekten yoruluyorum. Soluk soluğa kalmadan da yorulmak mümkünmüş meğer. Bugün Aikido’da 10.dersime girdim. Kyu sınav hesabı için saat/gün saydığım sanılmasın lütfen. 2009 Ocak ayından beri gittiğim resim kursumda da geçen cumartesinin sekseninci dersim olduğunu biliyorum. Onuncu günde yağlı boyaya geçtiğimi ve bunca zamandır yalnızca yirmi tablo üretebildiğimi de.. Yılda dört ay atölye kapalıdır ve haftada yalnızca bir gün üç saatimi verebiliyorum. Aikido ise talepkar.. Haftada 5-6 saatimi çalışarak, 2-3 saatimi izleyerek hatta 1-2 saatimi de yazarak emek veriyorum. Bu ister istemez içimde çoğalan bir hırs yaratıyor..

Her zaman büyük ceket giymiş, zamanla içini doldurmuşumdur.

ODTÜ’de Muhan Soysal İşletme mastrırına ilk kez bir mimarı kabul ettiklerini söylemişti. Onca mühendisin arasında bazı dersler yıldız kadar uzaktı. Sonra hiç bilmediğim halde tamamen şirket içi politikalar nedeniyle ihracat sorumlusu olmuştum; öğrenirsin demişlerdi. Odaların anahtarlarını alıp gece saat 11’lere kadar gizlice dosyaları çalışıyordum mesai sonralarında.

Önce Mert Sensei hissetti. İlk derslerin birinde bokkenle çalışmamız bitip de ilk karışık tekniği gösterdiğinde gözlerimin dolduğunu görmüştü; ders çıkışı sakin ve sabırlı olmamı, hareketleri denemeye devam etmemi, hepsinin zamanla yerleşeceğini söyledi. Galiba daha sert bir uyarıya ihtiyacım varmış. Oğuzhan Sensei “Aikido konusunda ya hep ya hiç yaklaşımında olursan hiç bir yere ilerleyemezsin” dediğinde içimde yarattığı soğukluğu, kızgınlığı ve düş kırıklığını anlatamam.. Ve beni nasıl toparladığını da.. Aikido hızlı öğrenilemez. Bu baştan kabul edilmezse bir noktada inanç ezilmeye başlar.. İnsanın yaşamı boyunca vücuduna yerleştirdiği duruşunu değiştirmesi, bir kılıcı kolunun uzantısı gibi hissetmesi, reflekslerini biçimlendirmesi kolay değildir.

Artık her derstte tek bir hareketi doğru yaptığımı hissetsem bile kendimi kutluyorum. Çünkü unutmuyorum. Bir sonraki ders onun üzerine kuruluyor. Bu şekilde öğrenmek çok yıpratıcı aslında.. Bir hareketi iyice öğrenip elli kere üst üste yapmayı yeğlerim.. Oysa daha anlayıp bir iki kere yapamadan yenisine geçiyoruz.. İnsan kendini müthiş aptal ve beceriksiz hissediyor. Geçmiş on dersten tanıdık bir adım bir hareket oldu mu içimdeki sevinci ise anlatamam.. Hiç olmazsa bir adım, bir duruş, bir atak doğru oluyor. Bütün sıkıntım adımları, elleri, yönelişi öğrenmeye çalışırken hareketlerdeki enerjiyi yansıtamamak.. İkinci aşamanın tadını almak için hiç olmazsa bir iki tekniği tam öğrenmek istiyorum. Çağla Hn. ile jo çalışırken çok mutlu olmamın nedeni oydu. Aynı tekniği onlarca kez yaptık. Yavaş yavaş içimdeki yayların gerilmeye başladığını hissettim. Aslında haftada üç gün ders olmasa umutsuzluğa bile kapılabilir insan; neyse ki devamlılık zihin kadar bedenin de anımsamasına yol açıyor..

Hızlı öğrenme isteği diğer arkadaşlara da zarar veriyordu aslında.. Benden çok daha iyi ve rahat uygulayıcılara uyum sağlamaya çalışacağım kaygısı nedeniyle öğretmelerini istiyordum. Halbuki çok iyi biliyorlar ki; Aikido öğretilemez yalnızca gösterilir. Özür dileme ile teşekkür etme arasında geçti ilk dersler. Onların antremanını engelliyordum. Şimdi daha farklı yaklaşıyorum. Yapamadığım anda, karıştırınca unutunca, hemen geri çekilip uke olabilir miyim diyorum. Daha üst düzeydeki arkadaşımdan öğrenmenin ötesinde elimden geldiğince çalışmasına yardım etmek istiyorum. Bugün her düştüğümde mutlaka ukemi atmam gerektiği uyarısını da aldım. Onun hareketinin bitmesi benim yerden yavaşça kalkmam ve yeniden başlamak için karşılıklı hazırlanmamız anlamına gelmez. Süreklilik Aikido’da oldukça önemli bir kavram.. Bunları olabildiğince teknik aralarında da sürdürmeliyiz. Ben ukemimi atıp hemen kamaiye geçip karşımdaki ile senkronize olacağım ve hemen devam edeceğiz. Müzikte esler bile içinde nasıl ritm taşıyorsa çalışmanın da bir ahengi olmalı..

Anahtar sözcükler: süreklilik, uyum ve bütün kaslarımızda tek tek kurulması gereken yaylar.. Eşimizle hızlanabiliriz de yavaşlayabiliriz de.. sert ya da yumuşak çalışabiliriz.. Ritm ne olursa olsun ahenk bozuldu mu zaman havada asılı kalır..

8 Aralık 2011

Bir Cevap Yazın