web analytics
Bos Ayna Ceviri 3 Temmuz 2018
Sayagyi U Ba Khin Vipassana Boş Ayna

İlk Yıllar

Sayagyi U Ba Khin, 6 Mart 1899’da Burma’nın başkenti Rangoon’da doğdu. İşçi bölgesinde yaşayan mütevazi bir ailenin iki çocuğundan biriydi. Burma, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonraki zamana kadar Britanya tarafından yönetilmişti. Bu nedenle İngilizce öğrenmek  çok önemliydi ve iş bulmak, iyi derecede İngilizce konuşabilmeye bağlıydı.

Neyse ki, yakındaki bir fabrikadan yaşlı bir adam, U Ba Khin’in sekiz yaşında Metodist Orta Okulu’na girmesine yardım etmişti. U Ba Khin üstün yetenekli bir öğrenci olduğunu kanıtladı. Dersleri hafızasına kazıyor ve İngilizce dilbilgisi kitaplarını baştan sonra öğreniyordu. Her sınıfta birinciydi ve bir ortaokul bursu kazandı. Burmalı bir öğretmen,  St. Paul’s Institution’a giriş hakkı kazanmasına yardımcı oldu ve U Ba Khin her yılı birincilikle bitirmeye devam etti.

1917 yılının Mart ayında, son lise sınavında, altın madalya ve üniversite bursu kazandı. Ancak ailesi U Ba Khin’i, para kazanmaya başlaması için resmi eğitimini bırakmaya zorladı.

İlk işi, The Sun adlı bir Burma gazetesindeydi. Fakat bir süre sonra, Burma Maliye Bakanlığında bir hesap memuru olarak çalışmaya başladı. Burma’daki devlet memurlarının çoğunun İngiliz ya da Hintli olduğu bir zamanda atanan bir kaç yerli memurdan biriydi.  1926’da Hindistan eyalet yönetimi tarafından verilen Hesaplar Hizmet sınavını geçti. 1937’de, Burma Hindistan’dan ayrıldığında, ilk Özel Büro Amirliğine atandı.

İlk Vipassana Kursu

1 Ocak 1937’de, Sayagyi ilk kez meditasyon yapmayı denedi. Zengin bir çiftçi ve meditasyon öğretmeni olan Saya Thetgyi’nin bir öğrencisi, U Ba Khin’i ziyaret etmiş ve ona Anapana meditasyonunu anlatmıştı. Sayagyi denediğinde, güçlü bir konsantrasyon elde etti. Bu onu fazlasıyla etkiledi ve bir kursu tamamlamaya karar verdi. Hemen, on günlük izin aldı ve Saya Thetgyi’nin eğitim merkezine doğru yola çıktı.

Günümüzde Vipassana meditasyonu, dünyanın dört tarafındaki  birçok ülkede kolayca ulaşılabiliyorken, o zamanlar, Burma’da meditasyon öğretmenlerinin nadir olduğunu düşünmek tuhaf görünebilir. Keşiş olmayan öğretmenlerin sayısı bile oldukça azdı. Saya Thetgyi 14 yıl boyunca tanınmış bir keşiş, meditasyon öğretmeni ve ünlü Pali alimi olan Ledi Sayadaw’ın rehberliğinde çalışmıştı. Ledi Sayadaw ile temas kurmadan önce, Saya Thetgyi yedi yıl boyunca sadece Anapana uygulamıştı, çünkü  Vipassana öğretebilecek bir öğretmen bulamamıştı

center-sayagyi-u-ba-khin

Görev yaptığı karargahı bu kadar kısa bir sürede terk etmesi U Ba Khin’in’in Vipassana öğrenmeye kararlılığının bir kanıtıdır. Meditasyon yapma arzusu o kadar kuvvetliydi ki, Anapana’yı denedikten sadece bir hafta sonra, Pyawbwegyi’deki Saya Thetgyi’nin merkezine doğru yola çıkmıştı.

Küçük Pyawbwegyi köyüne Rangoon’un güneyinde, Rangoon Nehrini ve kilometrelerce süren pirinç tarlaları aştıktan sonra ulaşılabiliyordu. Aslında şehirden 13 km uzaktaydı ama hasat zamanından önce çamurla kaplı alanlar yolculuğun çok daha uzun görünmesini sebep oluyordu. Yolcular sığ bir denizi aşmak durumunda kalıyorlardı.

U Ba Khin, Rangoon Nehri’ni geçtiğinde, tarlalardaki su seviyesi düşüktü ve  kiraladığı sanpan teknesi, onu yalnızca yolun yarısında, Pyawbwegyi’ye bağlanan bir kavşakta yer alan Phyarsu köyüne kadar götürebildi. Sayagyi nehir kıyısına tırmandı ve yolun tarlalardan oluşan  geri kalanı, dizlerine kadar çamura batmış vaziyette yürümek zorunda kaldı.

U Ba Khin ve daha önce Ledi Sayadaw’ın öğrencisi olan bir başka Burmalı, aynı gece Saya Thetgyi’den Anapana talimatlarını aldılar. İki öğrenci de hızla ilerledi ve ertesi gün Vipassana verildi. Sayagyi, bu ilk on günlük kursta oldukça ilerleme gösterdi. Rangoon’u ve öğretmeninin merkezini sık sık ziyaret ederek, Saya Thetgyi ile çalışmalarına devam etti.

Ofise döndüğünde, Sayagyi masasında bir zarf buldu. Bir işten çıkarma notu olabileceğinden korktu, ancak onu bir sürpriz bekliyordu.  Özel Büro Amirliği görevine seçilmişti.

Önemli Bir Olay

webu sayadaw - sayagyi u ba kin1941 yılında, Sayagyi’nin yaşamında önemli bir olay meydana geldi. O yılın başında, Baş Hesaplar Görevlisi olarak Burma Demiryolları Kurulu’na terfi ettirildi. Görevlerinden biri, yerel istasyonları denetlemek için Rangoon-Mandalay hattında seyahat etmekti. Baş denetçiye özel bir vagonda seyahat ediyordu. Konaklayabildiği ve ofis olarak kullanabildiği bu vagon, trene bağlanıyor ve ardından çeşitli istasyonlarda bırakılıyordu.

Temmuz ayında bir gün, U Ba Khin’in özel vaganu bir hata sonucunda, Mandalay’ın 40 mil güneyindeki Kyaukse kasabasında trenden ayrıldı. Hesap Görevlisi olarak, herhangi bir istasyonu herhangi bir zamanda denetleme yetkisi vardı.  U Ba Khin bu planlanmamış duraksamada işini yapmaya devam etti. Gün bittiğinde yakınlardaki Shwetharlyaung tepesini ziyaret etmek üzere yerel istasyon şefiyle birlikte yola çıktı. Bu tepeden, uzaktaki bir dizi binayı görebiliyorlardı. İstasyon şefi binalardan bir tanesinin Webu Sayadaw’ın manastırı olduğunu söyledi (Webu Sayadaw tanınmış ve Burma çapında saygı gören öğretmenlerden biridir.). Manastıra gitmeye karar verdiler.

Sabah saat 03:00 gibi manastıra ulaşmışlardı. Yaşlı bir rahibe, acı biber ve fasulye dövüyordu.  Saygılarını sunmak için Webu Sayadaw’ı görmek istediklerini söylediler.

“Muhterem Sayadaw’ı görmek için iyi bir zaman değil,” dedi rahibe. “Şu an meditasyon yapıyor ve saat altıya kadar kulübesinden çıkmayacak. Bu keşiş insanları eğlendirmiyor. Sadece akşam saatlerinde yaklaşık yarım saatliğine kulübesinden çıkar. Dinleyecek birileri varsa konuşur  ve sonra kulübesine geri döner. İnsanlarla, onların tanışmak istedikleri zamanlarda tanışmaz. “

U Ba Khin, Rangoon’dan bir ziyaretçi olduğunu ve çok fazla zamanının olmadığını açıkladı. Webu Sayadaw ile tanışmaktan çok memnun olacaktı. Kulubenin dışından saygılarını iletmeleri ödemek mümkün olmaz mıydı?

Rahibe kulübenin yanında, küçük bir bambu yapıyı işaret etti ve ziyaretçiler birlikte oraya gittiler. Sayagyi  diz çöktü ve dedi ki, “Saygıdeğer Efendim, Aşağı Burma’dan Rangoon’a kadar geldim ve sana saygılarımı sunmak istiyorum.”

Kulübenin kapısı açıldı ve herkesin şaşkınlığı içinde Sayadaw, bir sivrisinek bulutunun ardından dışarı çıktı. Sayagyi, anicca(geçicilik) bilinci ile dikkatini bedeninde tutmaya devam ederek eğildi ve selamladı.

“Arzun nedir, keşiş olmayan kişi ?” diye sordu Webu Sayadaw.

“Benim arzum, nibbāna’yı elde etmektir. ” diye yanıtladı U Ba Khin. (Ç.N: Yeni telefuzla nirvana, aydınlanma)

“Nibbāna mı? Nibbāna’ya nasıl ulaşmayı düşünüyorsun?”

“Meditasyon ve anicca’yı bilerek efendim” dedi U Ba Khin

“Anicca’nın farkında olmayı nereden öğrendin?”

Sayagyi, Saya Thetgyi’nin rehberliğinde Vipassana meditasyonu çalıştığından bahseti.

“Demek Vipassana çalışıyorsun?”

“Ever efendim, Vipassana çalışıyorum.”

“Ne tür bir Vipassana?”

Webu Sayadaw sorularına devam ettikçe Sayagyi daha çok detay verdi. Sayadaw duyduklarından çok memnun olmuştu.

“Yıllardır bu ormanda tek başıma meditasyon yapıyorum. Vipassana’nın söz ettiğiniz seviyelerini deneyimlemeye çalışıyorum.” Keşiş olmayan birinin pratikte bu düzeyde bir yetkinliğe ulaşmış olması Webu Sayadaw’ı şaşırtmıştı

Webu Sayadaw bir süre Sayagyi ile çalışmaya devam ettikten sonra, ona öğretmeye başlamasını söyledi.

“Şimdi öğretmeye başlamalısınız. İyi bir  pāramī biriktirdiniz ve Dhamma’yı başkalarına öğretmelisiniz. Sizinle tanışan kişilerin, öğretinin faydalarını kaçırmalarına izin vermeyin. Beklememelisin. Şimdi öğretmelisin! “

Böyle muhterem bir  insandan güç aldıktan sonra Sayagyi U Ba Khin, Dhamma öğretmekten başka seçeneği olmadığını hissetti. Yanındaki istasyon müdürü ilk öğrencisi oldu ve Sayagyi, Anapana meditasyonunu yemek vagonundan aldıkları iki oturağı kullanarak trende öğretti.

U Ba Khin, Webu Sayadaw ile tanıştıktan  on yıl sonrasına kadar resmi bir şekilde öğretmeye başlamadı. O dönemde  Saya Thetgyi de, Vipassana’yı öğretmesini teşvik ediyordu. Burma’da Japon işgalinin devam ettiği sırada, Saya Thetgyi Rangoon’a geldi ve devlet memuru olan öğrencilerinin biriyle kaldı. Ev sahibi ve diğer öğrenciler Saya Thetgyi’yi daha sık görme isteğini dile getirdiğinde, “Ben sizi sadece belirli zamanlarda görebilen bir doktor gibiyim. Ama U Ba Khin, sizi her an görebilecek bir hemşire gibi. ” demişti.

Üstün Hükümet Hizmeti

Sayagyi’nin hükümet hizmeti yirmi altı yıl daha devam etti. Burma’nın bağımsızlığını kazanmasıyla 4 Ocak 1948’de Hesap Uzmanı oldu. Ardından yirmi yıl boyunca çeşitli görevlerde bulundu. Çoğu zaman bir kaç  bölümü birden yönetmesi gerekiyordu. Üç yıl boyunca aynı anda üç ayrı bölüme başkanlık yapmış ve bir başka dönemde bir yıl boyunca dört bölümün başkanlığını yapmıştı.

1956’da Devlet Tarımsal Pazarlama Kurulu’nun başkanlığına atandığında, Burma hükumeti kendisine, yüksek onur anlamına gelen “Thray Sithu” unvanını verdi.  Sayagyi’nin yaşamının sadece son dört yılı meditasyon öğretmeye ayrılmıştır. Zamanının geri kalanında meditasyonunu,  devlet hizmetine bağlılığı ve ailesine karşı sorumluluklarıyla birleştirmişti. Sayagyi, beş kız çocuğu ve bir oğlu olan evli bir adamdı.

Dhamma’nın Meşale Taşıyıcısı

Boş Ayna Sayagyi U Ba Khin1950’de, Maliye Bakanlığını bünyesinde bir Vipassana Derneği kurdu. Burada  ofis çalışanları, Vipassana öğrenebiliyorlardı. 1952’de Uluslararası Meditasyon Merkezi (I.M.C), ünlü Shwedagon pagodasının iki mil kuzeyindeki Rangoon’da açıldı. Burada birçok Burma’lı ve yabancı öğrenci, Sayagyi’den Dhamma eğitim alma şansına sahip olmuştu.

1953’te, Webu Sayadaw, yanındaki rahiplerle birlikte bir hafta boyunca meditasyon yapmak ve mettā vermek üzere  I.M.C.’ye gelme davetini kabul etti.  O zamana kadar seyahatlerini sadece üç yerle sınırlamıştı: Kyaukse ve Shwebo’daki meditasyon merkezleri ve doğduğu köy olan Ingyinpin. Bu ziyaret, Webu Sayadaw’ın Sayagyi’ye olan saygısını gösteriyordu. Bir keşişin, keşiş olmayan bir öğretmenin meditasyon merkezinde kalması oldukça sıra dışı bir durumdu.

Burma’da kişinin yaşamı boyunca en az bir kez keşiş olmasına dair bir gelenek vardı ve Sayagyi bunu yerine getirmeye karar verdi. Önceden kimseyi haberdar etmeden, Burmalı bir öğrencisiyle beraber Shwebo’daki Webu Sayadaw’ın merkezine gitti ve Webu’nun rehberliğinde, on gün boyunca cüppe giydi.

Webu Sayadaw, 1957’den 1977’deki ölümüne kadar Dhamma öğretmek üzere güney Burma’daki kasabalara ve  I.M.C.’ye düzenli ziyaretler yapmıştı. Kendisi bir arahant (tamamen aydınlanmış varlık) olarak görülüyordu ve bu yıllık ziyaretler I.M.C. için büyük bir onurdu.

Webu Sayadaw, Sayagyi’nin merkezini ziyaret ettiğinde, genellikle her gün kısa bir Dhamma konuşması yapardı. Bir seferinde şöyle demişti: “Bu yeri ilk kez ziyaret ettiğimizde vahşi bir orman gibiydi. Ama şimdi nasıl bir ilerleme kaydetmiş ki,  Buda’nın  zamanına benziyor! İnsan an be an Dhamma’nın meyvelerinden ne kadar çok varlığın fayda gördüğünü hayal edebilir mi? Bunu hesaplayabilir misiniz? Sayısızdır! ”

Zorlu hükumet görevlerinden dolayı, Sayagyi sadece az sayıda öğrenciyi eğitebildi. Burmalı öğrencilerinden çoğu hükumet işleriyle bağlantılıydı. Sayagyi’nin yurtdışından gelen öğrencileri sayıca az olsa da önde gelen Batılı Budistleri, akademisyenleri ve Rangoon’daki diplomatik topluluğun üyelerini de kapsayan renkli bir gruptu. Hintli öğrencilerin çoğu ise S.N. Goenkaji tarafından eğitilmişti.

Zaman zaman, Sayagyi,  Burma’daki yabancılara Dhamma üzerine konuşmalar yapmaya davet edilirdi. Bir keresinde Rangoon’daki Methodist Kilisesi’nde bir dizi ders vermesi istendi. Bu dersler daha sonra “Hangi Budizm” başlıklı bir kitapçık olarak yayınlandı. Kopyalar, dünya çapındaki Burma büyükelçiliklerine ve çeşitli Budist örgütlerine dağıtıldı. Bu kitapçık, Sayagyi ile kurslara katılmak isteyen Batılıları çekti.

Bir başka olayda ise Sayagyi,  İsrail’in başbakanı David Ben Gurion’un ziyareti sırasında Burma’da bulunan bir grup basın mensubuna bir konferans verdi. Bu ders daha sonra “Doğru Budist Meditasyonunun Gerçek Değerleri” başlığı altında yayınlandı.

Sayagyi, Rangoon’da 1954-56 yıllarında gerçekleşen Chaṭṭha Saṅgāyana (Altıncı Okuma) olarak bilinen Altıncı Budist Konsey’in planlanmasında aktif rol aldı. 1950 yılında, kurucu üyesi olduğu iki organizasyon Büyük Konsey’in ana planlama organı olan Burma BuddhaSāsana Konseyi (U.B.S.C.) olarak birleşti. U Ba Khin U.B.S.C.’nin yönetici üyesi ve  paṭipatti (meditasyon pratiği) komitesinin başkanıydı.

Aynı zamanda Konseyin onursal denetçisi olarak görev yapmıştı ve bu nedenle de tüm dana (bağış) gelirleri ve harcamaları için hesapların tutulmasından sorumluydu. Konut, yemek alanları ve mutfak, hastane, kütüphane, müze, dört pansiyon ve idari binalarıyla 700 dönümlük alana yayılmış kapsamlı bir merkez programı vardı. Tüm kuruluşun odak noktası,  Burma, Sri Lanka, Tayland, Hindistan, Kamboçya ve Laos’tan yaklaşık beş bin keşişin Tipitaka’yı (Budist Metinler) ezberlemek, arındırmak, düzenlemek ve yayınlamak üzere toplandığı büyük bir salon olan  kutsal Mahā Pāsāṇaguhā (Büyük Mağara) idi. Gruplarda çalışan keşişler, Pāli metinlerini, Burma, Sri Lanka Thai ve Kamboçya baskılarıyla ve Londra’daki Pāli Text Society’nin latin harfleriyle basılmış versiyonuyla  karşılaştırarak hataları düzeltiyor ve yayına hazırlıyorlardı. Düzeltilmiş ve onaylanmış metinler Büyük Mağara’da okunuyordu. On – on beş bin civarında keşiş olmayan kadın ve erkek ise bu okumaları dinlemeye geliyordu.

En mütevazi olanından en büyüğüne kadar, toplamda milyonları bulan bağışların etkin bir şekilde idare edilebilmesi için U Ba Khin, bağış miktarlarına göre farklı renklerde sayfalar kullanan bir makbuz defterleri sistemi oluşturdu. Sadece seçilmiş kişilerin büyük destekleri yönetmesine izin verildi ve her bağış, herhangi bir kötüye kullanımdan kaçınmak için titizlikle hesaplandı.

Sayagyi  1967’ye kadar çeşitli sorumluluklarla U.B.S.C. aktif olarak görev aldı. Bu süreçte, keşiş olmayan bir öğretmen ve aynı zamanda hükumet görevlisi olarak, Buddha’nın öğretisini yaymak adına, yeteneklerini ve sorumluluklarını güçlü Dhamma iradesiyle birleştirdi.  Bu amaçla verdiği önemli kamu hizmetine ek olarak, kendi merkezinde Vipassana öğretmeye devam etti. Altıncı Konseye gelen Batılıların bir kısmı, akıcı bir İngilizce ile Vipassana öğretebilen başka kimse olmadığı için  Sayagyi’ye geliyorlardı.

Son Yıllar

Sayagyi sonunda 1967’de  seçkin kariyerinden emekli oldu. Ardından 1971’deki ölümüne kadar, I.M.C.’de Vipassana öğretti. Ölümünden kısa bir süre önce, kendisine yardım eden herkesi düşündü;  okula başlamasına yardımcı olan yaşlı adamı, Aziz Paul okuluna katılmasına yardım eden Burmalı öğretmeni ve hatta 40 yıldan fazla zamandır  göremediği ama son zamanlarında ismini yerel gazetede gördüğü eski bir arkadaşını. Bu kayıp eski arkadaşı, bazı yabancı öğrencileri ve S.N. Goenkaji de dahil olmak üzere birçok kişiye hitaben mektuplar yazdı. 18 Ocak’ta, Sayagyi aniden hastalandı. Yeniden keşfettiği eski arkadaşı Sayagyi’nin 20’nci mektubunu, ölüm haberiyle birlikte alarak şok oldu.

Sayagyi’nin ölümünden sonra, Webu Sawadaw Rangoon’u ziyaret etti ve Sayagyi’nin merkezinden yaklaşık 25 öğrenciye özel bir röportaj verdi. Ölüm haberi Sayadaw’a bildirildiğinde, “Sayagyi’niz asla ölmedi. Sizin Sayagyi’niz gibi bir insan asla ölmez. Onu şimdi göremeyebilirsiniz, ama öğretisi devam ediyor. Sayagyi’niz, yaşıyor olmalarına rağmen sanki ölülermiş gibi hiçbir amaca hizmet etmeyen ve hiçbir fayda göremeyen insanlar gibi değil.”

Goenkaji, öğretmeninin ölüm haberini aldığında Hindistan’da bir kurs yürütüyordu. I.M.C’ye ünlü Pali sözlerini içeren bir telgrafı yolladı :

“Aniccā vata saṅkhārā,uppādavaya-dhammino.
Uppajjitvā nirujjhanti, tesa
 vūpasamo sukho.”

Geçicilik, gerçekte olguları birleştirir; ortaya çıkma ve geçip gitme doğası ile
Ortaya çıkıyor ve sönüyorlarsa; onların yokoluşu mutluluk getirir.

Bir yıl sonra Goenkaji, öğretmenine bir övgüde şöyle yazdı: “Ölümünün üzerinde bir yıl geçmiş olsa da, kursların devam eden başarısını gözlemledikçe, giderek bunun Sayagyi’nin mettā’sının (sevgi dolu şefkat) gücü olduğuna daha fazla ikna oldum. Bana birçok insana hizmet etmek için ilham ve güç veriyor… Apaçık ki Dhamma’nın gücü ölçülemez.”

Sayagyi U Ba Khin’in dilekleri bugün yerine getiriliyor. Buda’nın, yüzyıllar boyuncada dikkatle korunmuş öğretileri bugün hala uygulanmakta ve sonuç vermektedir.

Sayagyi’nin dediği gibi,

“Şimdi, Vipassana’nın zamanıdır – Vipassana pratiğinin yeniden canlanmasının zamanıdır. Açık bir akılla, içten bir şekilde, yetkin bir öğretmenin sorumluluğunda bir kursa  katılacak olanların kesin sonuçlar alacağından  hiçbir şüphe yoktur. İyi, somut, net ve kişisel olarak kabul edilecek sonuçları kastediyorum. Burada ve şimdi. Hayatlarının geri kalanı için iyi niyet ve mutluluğa sahip olmalarını sağlayacak sonuçlar.”

Metnin aslını buradan okuyabilirsiniz

Öğretmenler görseli : 
http://www.globalpagoda.org/sayagyi-u-ba-khin

Çeviri:
Oğuzhan Yılmaz

Leave a comment.

Your email address will not be published. Required fields are marked*