web analytics
Çağrı Muluk 10 Kasım 2017

Bu haftasonu Washington DC’deki eğitmen  semineri sonrasında evde, Saotome Sensei ve Patty, Chetan, John, Thurston ve Nina senseilerle oturuyorduk. Sensei, daha önce bahsettiği “tasarım” fikrini, oldukça değerli detaylarla daha açık hale getirdi.

Bir cerrah için birbiri ardına her kanser hastasına aynı kesikleri atıp, aynı noktadan aynı dokuları almanın düşünülemez olduğunu, ancak birçok savaş sanatları öğretmeninin bu zihniyette olduğunu söyledi. “sadece bir hasta, hepsine aynı tedavi“. Sensei şu şekilde devam etti; ASU’da, her öğrenciyi bir birey olarak görme ve her öğrenci için “özelleştirilmiş talimat/yönerge” yaratma sorumluluğumuz var, böylece yaşamın onlara verdiği sonsuz çeşitlilikteki DNA’yı ve deneyimi ifade edebileceklerdir.

Verdiği ikinci örnek giyim oldu; “birçok insana aynı ebat ve şekilde giysi satan fabrikalar değiliz. Biz, her kişiye, vücut şekline, kişiliğine uyacak giysi tasarlayan özel tasarımcılarız.”

Sensei, “Tasarım” hakkında konuşurken kastettiğinin sadece her bir uke’nin saldırısına özel tepkiler vermek değil, eğitmen ve dojo cho olarak her bir öğrencinin eğitimine verdiğimiz tepkimizi özelleştirmek olduğunu söyledi.

“Tek bir öğrencim var. Her biri benden farklı, bin benzersiz birey.”

Yazının 6 ekim 2014 tarihinde yayınlanan aslına ulaşmak için burayı tıklayınız.

Bir Cevap Yazın

error: Kopyalama ama paylaş...
%d blogcu bunu beğendi: