web analytics
Bos Ayna Ceviri 2 Mart 2018

Vipassana meditasyonu bedendeki duyumların (vedana) farkındalığının  ve bu duyumların tarafsızca gözlemlendiği bilinç halinin hedeflendiği bir tekniktir. Bu raga-dosa (hoşa gitme – gitmeme) olmaksızın gözlem yapmak anlamına gelir. Başka bir deyişle, hayatın süreçlerini balkondan izler gibi izlemek ve amaçsızca, -daldan dala atlayan maymun gibi- savrulan zihni gözlemlemektir.

Normalde herhangi bir şeyle duyularımız aracılığıyla temas ettiğimizde, hemen hoşa gitme veya gitmeme, sevme veya sevmeme, aç gözlülük, kıskançlık veya öfke vb duyumlar/hisler üzerinden tanımlama yaparız. Bu durum tekrar tekrar gerçekleştiğinde zihinde bir takım izlenimler (davranış kalıpları – sankhara) bırakır. Her gün bilinçsizce sayısız izlenim ediniriz. Kişinin hayat boyu edindiklerini ve geçmiş yaşamları da katarsak sayısız izlenim oluşturduğumuzu görürüz. Ancak, bilinçli zihin sınırlı olduğundan ve bilinç altı ise  farkındalığımızın ötesinde olduğundan, bunu kavramamız mümkün değildir

Yüzeysel bilinç düzeyindeyken, bir kişiye veya duruma karşı öfke duyabilir, şiddet gösterebiliriz, gülebilir veya ağlayabiliriz. Bazen kendi mantığımızın bile dışına çıkabiliriz. Bir süre sonra yaptığımızdan utanır, pişman oluruz. Yine de neden böyle davrandığımızı açıklayamayız. Kişi “akl-ı selimi kaybettiğinde” bilinç altından sayısız izlenim yüzeye çıkmış  ve farkedilip üstesinden gelinemeden patlamıştır.

Sahip olduğumuz izlenimler sürekli olarak  bilinçsizce yüzeye yükselir ve bedende sayısız duyum üretir. Ancak bilinçli zihnin pek çok meşgalesi olduğundan bunların farkına varmaz. Zihin konsantre, tetikte ve sakinken bazıları hoş bazıları nahoş olan bu bedensel duyumların ayırdına varırız. Bunları hoşumuza gidip gitmediğine bakmaksızın gözlemlemeye devam ederek bedeni baştan ayağa taradığımızda giderek daha fazla izlenimin yüzeye çıktığını ve bedenin çeşitli yerlerinde bir çok duyum ürettiğini görürüz.

Sabırla, içtenlikle ve düzenli olarak bunu tatbik etmeye devam edersek, bir zaman sonra bu izlenimler  -hala sonsuz miktarda gibi görünseler de- bedende yükselip, bir süre orada kaldıktan sonra kaybolup giderler. Ve sonra bilinç dışı hiçbir şey kalmaz, yalnızca saf bilinç olur; parçalara ayrılmadan bir bütün olarak… Vipassana meditasyonu budur. Bu hale erişmeden öncesinde bile tekniği uygulamaya devam ederek konsantre, tetikte, sakin ve sessiz bir zihne sahip olursunuz ve anlayışın ötesine geçen bu huzur hali uzun süre devam eder.

Normalde bir istek ya da arzu karşılandığında geçici bir huzur hali yaşanır; başka bir arzu yüzeye çıkıp bozana kadar bu hal sürer. Bu kısa, geçici huzur halini arzu nesnesini elde etmeye bağlarız ve bunun için sürekli olarak çeşitli arzuları tatmin etmeye çalışıp dururuz. Yaşamımız bu geçici mutluluk arayışından, buna ulaşmaya çalışmaktan ibarettir ve çoğu zaman huzur veya mutluluk yerine mutsuzluk, endişe ve keder vardır. Ancak Vipassana meditasyonu yapıldığında durum böyle olmaz; ne kadar hoş ya da nahoş olsa da tüm bu bedensel duyumları gözlemlerken zihin şiddetli arzu ve hoşnutsuzluktan uzak, ılımlıdır. Sakin ve sükunet içerisindedir ve mutluluğu çok daha uzun süre devam eder.

Kişi meditasyon pratiğinde ilerledikçe zihinsel problemler azalır ve hatta hipertansiyon, peptik ülser, huzursuz bağırsak sendromu, astım ve egzema gibi psikosomatik rahatsızlıklar da iyileşir. Ve böylelikle Vipassana meditasyonu daha sağlıklı bir beden ve daha mutlu bir zihin temin eder. Gerilim ve karmaşa azaldığında, sakin ve berrak bir zihinle kişi sorunlarıyla daha kolay başa çıkar, daha mutlu ve huzurlu yaşar.

Dr. J. N. Nichani

 

Kaynak:
http://www.vridhamma.org/Vipassana-Meditation-and-Health

Leave a comment.

Your email address will not be published. Required fields are marked*