Vipassana Meditasyonu

Mezzanine_399Teknik

Olanı olduğu gibi görmek anlamına gelen Vipassana, Hindistan’ın en eski meditasyon tekniklerinden biridir. Bu teknik, 2500 yıldan daha uzun bir süre önce Gotama Buddha tarafından yeniden keşfedilmiş ve evrensel hastalıklara evrensel bir çare, yani bir “yaşama sanatı” olarak öğretilmeye başlanmıştır.

Bu sekter (tarikat olmayan) teknik, zihinsel kirliliklerin tamamen yok edilmesini ve bunun sonucunda da eksiksiz özgürlüğün en yüksek mutluluğunu amaçlamaktadır. Bu tekniğin amacı, yalnızca hastalıkları tedavi etmek değil, insanın mutsuzluğunun, ıstırabının asıl tedavisini gerçekleştirmektir.

Vipassana, kendi kendini gözlemle gelen bir kişisel dönüşüm yoludur. Beden ile zihin arasındaki derin bağlantı üzerinde odaklanır. Bu bağlantı, bedenin yaşamını şekillendiren ve zihnin yaşamına da sürekli bağlı olan ve onu koşullayan bedensel hisler üzerine disiplinli bir şekilde dikkatin yoğunlaştırılması ile doğrudan deneyimlenebilir. Bu gözlem temelli, kendini keşif yolculuğudur zihin ve bedenin ortak kökenine giden, ve zihinsel kirliliği eriterek dengeli, sevgi ve şefkat dolu bir zihinle noktalanan.

İnsanın düşüncelerini, duygularını, yargılarını ve duyumlarını işleten bilimsel yasalar anlaşılır hale gelir. Doğrudan deneyimle, kişinin ilerleyişinin ya da gerileyişinin, ıstırabı nasıl ürettiğinin ya da ondan nasıl özgürleştiğinin doğası anlaşılır. Yaşam, artan farkındalıkla, aldanmadan uzak, öz-denetim ve huzur ile nitelik kazanır.

Gelenek

Vipassana, Buda’dan bugüne, kesintisiz bir öğretmenler zinciri ile ulaşmıştır. Bu zincirin bugünkü halkası olan S.N. Goenka, Hint asıllı olmasına karşın Burma’da (Myanmar) doğmuş ve yetişmiştir. Burma’da yaşarken, o zamanlar yüksek dereceli bir devlet memuru olan U Ba Khin’den Vipassana tekniğini öğrenme şansını yakalamıştır. Goenka, öğretmeninden ondört yıl boyunca eğitim aldıktan sonra Hindistan’a yerleşmiş ve 1969 yılında Vipassana tekniğini öğretmeye başlamıştır. O tarihten beri Doğu’da ve Batı’da her ırktan ve dinden onbinlerce insana eğitim vermiştir. Vipassana kurslarına olan artan talebi karşılamak amacıyla 1982 yılında yardımcı öğretmenler görevlendirmeye başlamıştır.

Kurslar

Teknik, on gün süreli yatılı kurslar ile öğretilmekte ve katılımcılar bir disiplin yönetmeliğini takip ederek yöntemin temellerini öğrenmekte ve uygulamalarla bu meditasyonun sonuçlarını deneyimlemektedirler.

Kurs sıkı ve ciddi bir çalışma gerektirir. Eğitimin üç adımı vardır. İlk adım, kurs süresi boyunca hiçbir canlı varlığı öldürmemek, hırsızlık yapmamak, cinsel ilişkide bulunmamak, yalan söylememek, sarhoş edici ve uyuşturucu madde kullanmamaktır. Bu basit ahlâki davranış kuralı, aksi durumda kendi kendini gözlemleyemeyecek kadar huzursuz olacak zihnin sakinleşmesini sağlar.

İkinci adım, dikkati burun deliklerinden giren ve çıkan soluğun değişken akışının doğal gerçekliği üzerine odaklamayı öğrenerek, zihin üzerinde bir denetim geliştirmektir.

Dördüncü güne gelindiğinde akıl daha sakin ve odaklanmıştır, Vipassana uygulamasını yapabilecek yetkinliğe erişmiştir: bütün bedendeki hislerin gözlemlenmesi, doğalarının kavranması ve soğukkanlılık duygusunun geliştirilmesi ile onlara tepki vermemenin öğrenilmesi.

Son olarak, son güne gelindiğinde, katılımcılar sevgi dolu şefkat veya herkese karşı iyi niyet meditasyonunu öğrenirler ki burada kurs süresince geliştirilen saflık bütün varlıklarla paylaşılır.

Uygulamanın tümü aslında bir zihinsel eğitimdir. Bedensel sağlımızı korumak için nasıl fiziksel egzersizler yapıyorsak, Vipassana da sağlıklı bir zihne ulaşmak için kullanılabilir.

Gerçekten çok yardımcı olduğu görüldüğü için tekniğin orijinal ve kendine özgü şeklinin korunmasına büyük önem verilmiştir. Ticari amaçla öğretilmez, eğitim bedelsizdir. Öğretiminde göreve alan kişiler herhangi bir maddi karşılık almamaktadır.

Kurslar ücretsizdir ve buna yiyecek ve konaklama da dahildir. Bütün masraflar, bir kursu tamamlayıp, Vipassana’nın yararlarını gören ve başka insanların da Vipassana’dan yararlanmasını isteyenlerin bağışları ile karşılanmaktadır.

Tabii ki, sonuçlar sürekli uygulamayla yavaş yavaş görülmektedir. On günde bütün sorunların çözülmesini beklemek gerçekçi değildir. Ancak o süre zarfında, Vipassana’nın temelleri öğrenilebilir ve böylece günlük yaşamda uygulanabilir. Teknik ne kadar çok uygulanırsa, kirlilikten kurtuluş da o kadar büyük olacak ve nihai tam özgürlük amacına da o kadar yakınlaşılacaktır. On günlük süre bile güçlü ve günlük yaşamda yararı görülebilecek sonuçlar sağlayabilmektedir.

Bütün insanları Vipassana kursuna katılmaya ve tekniğin nasıl işe yaradığını bizzat görmeye ve yararlarını ölçmeye davet ediyoruz. Vipassana kursları hapishanelerde dahi büyük bir başarı ile yürütülmekte ve katılan hükümlüler açısından harika sonuçlar doğurmaktadır. Vipassana tekniğini deneyen herkes Vipassana’nın gerçek mutluluğu yakalamanın ve diğer insanlarla paylaşmanın paha biçilmez bir aracı olduğunu görecektir.

Detaylı bilgiler, kurs duyuruları ve başvuruları için www.tr.dhamma.org adresini takip edebilirsiniz.

Bir Cevap Yazın