Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Aikido Ağacı

Aikido denilince aklınıza ne geliyor? Dövüş sporu ya da sadece spor, savaş sanatı, felsefe, barış sanatı, salon dansı, fitness-wellness-goodness? (bunu ben uydurmuş olabilirim). Kimimiz için Aikido’nun ne olduğu ya da olması gerektiği sorusuna verilecek cevap çok net olabilir. Ama pencereyi biraz genişletirseniz, o kadar çok farklı ve net cevap bulursunuz ki görüntü biraz değişir. 

Bu değişen görüntü aslında, yaşayan, hareket eden, devinen, farklı renkleri barındıran bir bütündür. Doğru ya da yanlış gibi basit bir filtreyle anlaşılamaz. Tıpkı doğanın kendisi gibi. Yeterince dikkatli ve tarafsız bir gözlemci olabilirseniz, doğa size hayatınızı değiştirecek cevaplar verebilir.

Gözlemcinin tarafsız bakış açısıyla, dünyada Aikido’ya dair kimler neler yapıyor, bir göz atmaya ne dersiniz? Ama Aikido ekollerini incelemeye başlamadan önce, neden bu kadar farklı olduklarını anlamak için bazı noktaların altını çizmek lazım. 

Her şey değişir

Aikido tarzları arasındaki farklılıklara dair bir kaç farklı görüş var. İçlerinden birini mantıklı bulabileceğiniz gibi, geniş bir bakış açısıyla hepsinin doğruluk payı olduğunu düşünebilirsiniz. 

Bir görüşe göre Ueshiba Sensei ömrünün farklı dönemlerinde farklı şeyler öğretiyordu. Çoğumuz 1931’de kurulan Kobukan Dojo’nun “Cehennem Dojosu” lakabıyla anıldığını biliriz. Aynı şekilde ilerleyen yıllarda Ueshiba Sensei “barış sanatından” ve ezoterik öğretilerden daha fazla bahsetmeye başladığını da biliriz. 

Bir diğer bakış açısına göre Ueshiba Sensei, yetenekleri ve kapasitelerine göre öğrencilerine farklı şeyler öğretiyordu. Belki de bu yüzden günümüzde bazı ekoller silahlar konusunda çok gelişmişken, silah teknikleri bazılarında sadece bilgi olarak vardır.

Bu iki görüşü bir de ters yönden düşünün. Elbette kurucunun öğrencileri, kendi kapasiteleri ve deneyimleri doğrultusunda öğretinin farklı yönlerinde derinleşmiş olabilirler. Eğitmen olarak kendi yollarını çizmeye başladıktan sonra da yöntemleri değişmiş, gelişmiş olabilir. 

Böyle düşününce bu iki görüş de bana mantıklı ve hatta doğal geliyor. Keza Ueshiba Sensei’nin keskin köşeleri, doğruları yanlışları olan bir sanat öğretiyor olabileceği fikri hiç kafama yatmıyor. Değişim bir doğa kanunudur ve uyum sağlamanın en önemli ilkesidir. Dolayısıyla Aikido’da bu değişimi anlamanın bir yolu olarak, değişen, adapte olan bir yol olmalıdır sanki. 

Ama üstat diyebileceğim Stanley Pranin bana bu konuda katılmamış ve bir başka görüş daha önce sürmüş. Konuyla ilgili “O’Sensei Gerçekten Modern Aikido’nun Babası mı?” başlıklı  yazısının çevirisini daha önce yapmıştım. Özetle Aikido tazları arasındaki farklılıkların asıl sebebinin, öğrencilerin Kurucu’nun yanında kısa süreler kalması olduğuna bağlıyor. 

Ueshiba Sensei çok sık seyahat ediyordu ve onun yokluğunda derslerin devam edebilmesi için yatılı öğrenciler sorumluluk alıyordu. Bu öğrenciler daha sonra başka yerlerde Aikido ateşini yakmak için yola düşüyorlardı. Dolayısıyla Ueshiba Sensei ile attıkları temelin üzerine, bir ömür boyu yeni şeyler inşa ediyorlardı. 

Bence tam da olması gerektiği gibi. Yani ben büyük bir öğretmen olsaydım, beni bire bir taklit edebilen öğrenciler değil, benim öğretimle yola çıkan ve başka yöntemler geliştiren öğrencilerim olsun isterdim. Ben kendi zihnimin, bedenimin ve hatta çağımın sınırlarıyla göremeyebilirim ama genç öğrencilerim gelecekte neye ihtiyaç olduğunu keşfedebilirler. Sorgulayan, araştıran, deneyen ve yanılan zihinler yeni ve gelişen yollar çizebilirler. 

Aikido Ağacı 

Özetle bazı insanlar Aikido’yu sadece ruhsal bir pratik ya da bir meditasyon yöntemi gibi çalışırken, bazı insanlar savaşa hazırlanır gibi çalışıyorlar. Bazıları felsefeyi anlamaya çalışırken, bazılarının elleri kılıç sallamaktan nasır tutuyor. Ben burada doğrudan yanlıştan öte zenginlik, güzellik ve doğanın muhteşem uyumunu görüyorum. 

Bundan sonraki yazılarda, tanımış ekollerden başlayarak Aikido’ya farklı bakış açılarına göz atacağız. Baş eğitmenler, süreçler, bulabildiğimiz hikayeler ve detaylar. Bakalım dünya ormanında hangi Aikido ağaçları yeşermiş? 

Oğuzhan Yılmaz
Ocak 2026

Bir yorum bırakın

Destek Ver

Boş Ayna Dergi her zaman ücretsiz ve reklamsız yayın yapmaya devam edecek. Destek vererek varlığımızı sürdürmemize yardım edebilirsiniz.

Destekçi Ol