Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Korku Tüneli

Bir nevi meditasyon günlüğü -10 –

Çocukluğunuzdan siz de hatırlar mısınız acaba, lunaparklarda bir korku tüneli vardı. İsmi böyle olan bir yere daha girmeden korkuyu kelimesiyle duyardım içimde. Bir takım maskeler, makyajlı yüzler, ürkütücü imajlar, aniden fırlayan iskeletler ve tabi ki bunun eşlikçisi sesler. Çocukken hem korkar hem de eğlenirdik. Büyüdükçe korkular görsel ve işitsel olmaktan daha zihinsel bir boyuta geçiyor ve tünel bir çıkmaz labirente dönüşebiliyor. 

Sabahın tatlı bir karanlığı var artık. Her an aydınlanabilecek saatlerde uyanıyorum ve kendimi yataktan usulca meditasyon alanıma bırakıyorum. Uykunun tatlı huzuru ile oturduğum gibi nefesleri bulmak daha kolay olsa dahi beklenmedik anda “korkular tüneli” önümde beliriveriyor. Her seferinde nefese ve bedene çapa attığım yere dönsem de tünelin girdabı içine çekmekte kararlı olabiliyor.

Çocukken korku gerçekten o anda olan, kalbimi duyacak kadar hızlandıran anlık bir hal iken, zihnin sinsi oyunbazlıkları sayesinde, tünelden çıksak da hala oradaymışçasına yanılsamalar yaratabiliyor. Nefesim burda, kalbim hızlı da olsa oturduğum yerde kaldıkça sinsilikleri arka plana alabilmeye başlıyorum.

Nerden geliyor bu korku diye bakmayı da es geçip onun bedenimde yarattığı ürpertiyle göz göze bakıyorum. Nasıl serin bir rüzgar estiğinde tenimin ürpermesine takılmıyorsam, şimdi korkunun bedendeki haline de takılmadan, öylece bakmayı deniyorum. Hem de şu anki gerçekliğimde, meditasyon köşemde bir tehdit yok iken.

Hayatın içinde de dalıp gidiyor gözlerim ve arka arkaya kurgu sahneler akıyor düzensiz, gerçekliği olmayan, abartılı ve baştan çıkarıcı. Tüneli yaratan benim, içinde kalıp kurgunun bir bulut gibi dağılmasını izleyen de. Kendi başıma sessizlikte kaldıkça bazen daha çok bazen daha az da olsa geliyor bu tüneller. Çocukluğumdaki silik anıların tünellerini, karanlıkta yalnız beklediğim akşamları ve onların da geçip gittiğini görüyorum.

Her bir korku tüneline giriş bir katman daha açıyor zihnimdeki dehlizlerde. Olamayanı kabul etmeyi, olanı kutlamayı ve gülümseyerek yoluma devam etmeyi seçiyorum. Bugün nasıl uyandıysa bedenim, yarın başka olabileceğini de bilerek tadını ve enerjisini çıkarıyorum şimdinin.

Korku tünellerinde karşılaşırsak birbirimize gülümser miyiz dhamma dostları? 

14 Nisan 2024 / Yağmur Kutlar
Kapak Görseli: Anthony DeRosa

Bir yorum bırakın

Total
0
Share