Ryuji Shirakawa Sensei (6. dan), günümüzde Aikido’nun en tanınan ve dinamik figürlerinden biridir. Atletik, akıcı hareketleri ve diğer savaş sanatlarıyla yaptığı disiplinler arası alışverişle tanınan Shirakawa Sensei, geleneğe derinden kök salmış, ancak yeni yollar keşfetmeye istekli yeni nesil Japon budokalarını temsil etmektedir. İlk ABD semineri için Kaliforniya’da hazırlanırken, onunla yolculuğu, felsefesi ve Aikido’nun geleceğine dair umutları hakkında konuştuk.
Bize zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz. Lütfen bize Aikido yolculuğunuzdan bahsedin. Antrenmanlara kaç yaşında başladınız ve sizi en çok hangi hocalar etkiledi?
Ortaokuldayken Aikido’ya başladım. Üç eğitmen yolculuğumu büyük ölçüde etkiledi. Birincisi babam. Bana Aikido’nun formla sınırlı kalmaması gerektiğini öğretti ve farklı dövüş sanatlarını keşfetmem için beni teşvik etti. Ayrıca evimizde Aiki News’in (Aikido Journal’ın orijinal adı) birçok sayısı vardı. Sanırım bu ortam, bana tek bir tarza bağlı kalmadan, özgür bir ruhla Aikido’ya yaklaşma konusunda yardımcı oldu.
İkincisi, babamın hocası Yasuo Kobayashi Sensei. Ve üçüncüsü ise, sutemi waza (fedakarlık teknikleri) konusunda kendisinden ders aldığım Minoru Mochizuki Sensei.
Babanızın Aikido geçmişi hakkında bize biraz daha bilgi verir misiniz?
Bu gerçekten çok ilginç. Babam Meiji Üniversitesi’nde Aikido’yu keşfetti. Meiji Üniversitesi’ndeki eğitmen, Kobayashi Sensei’ydi. Babam Aikido’yu ondan öğrendi. Babam çok gayretle antrenman yapardı ve Aikido Takımı’nın kaptanıydı. Güçlü olmak istediği için, o dönemde Karate ve Sumo takımlarından diğer sporcularla çalıştı ve işbirliği yaptı. Üniversiteden mezun olduktan sonra, bir Şinto Rahibi oldu ve Japon geleneği ve kültürü hakkında bilgi edindi. Ayrıca birçok farklı dövüş sanatını araştırdı. Aikido’yu eğitim çalışmalarının temel bir parçası haline getirdi.
Kobayashi Sensei’den öğrendiğiniz en önemli şey nedir?
Kobayashi Sensei’den öğrendiğim en önemli şey, henkawaza’nın (bir tekniği başka bir tekniğe dönüştürmenin) önemidir. Ondan birçok farklı henkawaza öğrendim.
Mochizuki Sensei’nin çok geniş bir dövüş sanatları geçmişi vardı. Aikido’da 10. dan, Judo ve Iaido’da 8. dan ve Jiu-Jitsu, Karate ve diğer sanatlarda yüksek derecelere sahipti. Ondan neler öğrendiniz?
Doğrudan Mochizuki Sensei ile çalışmadım. Ancak onun hareketlerini inceledim, düşüncelerini kitaplar ve videolar aracılığıyla analiz ettim. Mochizuki Sensei’nin deneyiminden, boks geçmişi olan biriyle veya Avrupa’dan gelen güreşçilerle karşılaştığında, sutemiwaza (fedakarlık teknikleri) kavramının Aikido’ya dahil edilmesi gerektiğini fark etti.
Bugünkü Aikido hayatınız nasıl? Zamanınızı kendi dojonuzda öğretmenlik, seminerler için uluslararası seyahatler ve çevrimiçi içerik oluşturma arasında nasıl bölümlendiriyorsunuz?
Zamanı dengelemek sürekli bir mücadeledir. Üstesinden gelebileceğimden daha fazla soru ve talep alıyorum. Yine de, temelim değişmedi – her gün antrenmanı önceliklendiriyorum. Öğretmek, kendi antrenmanımın bir parçası ve düzenli olarak öğrencilerim için uke’lik yaparım. Pandemiden önce, yılda ondan fazla ülkede seminer verdim. Şimdi bunu azaltmış olsam da, YouTube için video çekimi yaparak, medya ve filmlerde yer alarak ve Aikido’yu olabildiğince geniş çapta paylaşarak aktif kalmaya devam ediyorum. Ancak ne kadar meşgul olursam olayım, antrenman her zaman merkezde kalır. Yüksek seviyede bir pratik sürdürebilmek için uyku, beslenme ve fiziksel durumuma çok dikkat ediyorum.
Diğer dövüş sanatları uygulayıcılarıyla pek çok alışveriş yaptınız. Bu etkileşimler sizin için neden önemli ve onlardan ne öğrenmeyi umuyorsunuz?
Aikido’da olmayan teknikleri öğrenmek ve bir budoka olarak gelişmeye devam etmek için farklı dövüş sanatlarıyla ilgileniyorum. Bu sayede Aikido’nun güçlü ve zayıf yönlerini daha iyi anlama fırsatı buluyorum. Karate, Kickboks ve Olimpik Judo’da dünya şampiyonlarıyla çalışma şansı yakaladım ve her deneyim bana çok şey kattı.
Videolarımın izleyenleri kendi çalışmalarını gözden geçirmeye ve ilham almaya teşvik etmesini umuyorum. Japonya’da Aikido topluluğunun görüşleri karışık olsa da, çoğu kişi merak ve ilgiyle yaklaşıyor. Bence en önemlisi, açık fikirli kalmak ve öğrenmeye devam etmek.
Ben, Aikido’da bulunmayan teknikleri öğrenmek ve bir budoka olarak gelişmeye devam etmek için diğer dövüş sanatlarının uygulayıcılarıyla çalışıyorum.
“Karışık görüşler” derken, iş birlikleriniz konusunda pek de heyecanlı olmayan bazı kişiler olduğunu kastediyorsunuz sanırım. Sizce onların başlıca eleştirileri nelerdir?
İnsanların kendi görüşlerinin olması çok doğal. Bazıları, ilgi eksikliği gibi nedenlerle diğer dövüş sanatları disiplinleriyle çalışmaktan kaçınıyor olabilir. Benim için bu, diğer disiplinlerle çalışmak için güzel bir fırsat. Tam temaslı bir Dünya Karate Şampiyonu, bir Judo altın madalyası sahibi, bir Kickboksçu, bıçak kullanmada yetkin kişiler, Sumo güreşçileri ve Çin dövüş sanatlarıyla ilgilenen kişilerle çalıştım. Bu bir keşif süreci. Aikido bağlamında bu diğer sanatları keşfetme fırsatı sağlıyor bana.
Aikido’nuz çok dinamik. Bu yaklaşımı öğrencilerinize de öğretiyor musunuz?
Öğrencilerime, benim uyguladığım Aikido’yu, yani büyük hareketlerle yapılan Aikido’yu öğretiyorum. Küçük hareketler daha az momentum üretir, patlayıcı güç veya kas gelişimi sağlamaz ve sağlık açısından da daha az fayda sunar. Ne kadar büyük hareket ederseniz o kadar iyidir. Büyük hareketleri ustalıkla yapabilirseniz, sonra küçükleri de yapabilirsiniz. Ama küçük hareketlerle başlarsanız, büyük hareket etmeyi belki hiç öğrenemezsiniz.
Amacım, genç ve atletik insanları Aikido’nun dinamik hareket ve incelikli potansiyelini keşfetmeye teşvik etmek. Onlar sanatın geleceği.
Bununla birlikte, kimseyi yüksek düşüşler yapmaya zorlamıyoruz ve bunu önermiyoruz da. Aikido her yaş ve cinsiyetten insan tarafından güvenli bir şekilde uygulanabilir. Amacımız, her kişiye uygun bir öğretim sağlamak ve bunu eğlenceli ve zorlu bir ortamda yapmak.
Yüksek düşüşleri önermemeniz ilginç, özellikle de ukeminiz oldukça akrobatik olabiliyorken. Bununla ilgili düşüncelerinizi ve genel olarak ukemi konusundaki görüşlerinizi paylaşabilir misiniz?
Ukeminin en önemli faktörünün vücudunuzu korumak olduğuna inanıyorum. Vücudunuzu korumak için, Aikido hareketinin akışına uyum sağlamalısınız. Bu da hareket sırasında sertleşmeyi azaltmaya yardımcı olur. Yüksek ukemi çok atletik bir kişiyseniz yapılabilir. Böyle bir yeteneğe sahip olanlar, daha dinamik bir ukemi tarzını keşfedebilir. Ancak herkese bu tür ukemi yapmalarını önermiyorum.
Aikido hareketlerini öğrenmenin yanı sıra, düşmeyi öğrenmek koordinasyonu geliştirir, kas becerilerini korur ve hareketlilik yoluyla sağlığı da iyileştirir. Ama ben ukeminin amacının, düşmekten kendinizi korumak olduğuna kuvvetle inanıyorum. Ukemi, yaşınıza, yeteneğinize ve hedeflerinize uygun şekilde yapıldığında faydalıdır; çünkü Aikido her yaş için bir budodur.
Dojonuz hakkında biraz bilgi verebilir misiniz? Dersleri ne sıklıkla veriyorsunuz? Yardımcı eğitmenleriniz var mı? Çocuklar ve yetişkinlerin oranı nedir?
Aikido öğretiyorum ve neredeyse her gün pratik yapıyorum. İki dojomuz var ve hem yetişkinler hem çocuklar için derslerin verildiği on farklı yer daha bulunuyor. Bazen diğer dersler, yardımcı eğitmenler tarafından yürütülüyor.
Dövüş sanatlarının pratik uygulamalarıyla mı ilgileniyorsunuz, yoksa daha çok budo yönleri mi ilginizi çekiyor?
Ben hem Aikido’nun eğitimsel hem de pratik yönleriyle ilgileniyorum. Pratikliğin her şey olduğunu düşünmesem de, randori ve müsabakalardan yoksun olmak, Aikido’nun bazen daha az “gerçek” hissettirmesine neden olabiliyor. Bu hem bir güç hem de bir zayıflık. Güvenli ve kapsayıcı bir antrenman imkânı sunuyor, ama pratik beceriyi nasıl geliştireceğimizi dikkatle düşünmemizi de gerektiriyor. Randori bu konuda yardımcı olabilir—ama onun da sınırlamaları var.
Gelenek önemli olsa da, sadece geçmişi korumak Aikido’nun gelişimini sınırlıyor. Açık fikirli olmalı ve zamanın gereklerine uyum sağlamalıyız.
Aikido öğretmek için oldukça fazla seyahat ediyorsunuz. Dünyanın farklı bölgelerinde Aikido’nun sağlığı ve popülerliği hakkında görüşünüz nedir?
Aikido, hem fiziksel hem de zihinsel sağlık için harikadır. Tüm vücudu hareket ettirmeyi ve koordinasyonu teşvik eder. Ancak dünya genelinde uygulayıcı sayısı, özellikle gençler arasında, azalıyor. Sosyal medya çalışmalarımın daha fazla insanı—özellikle gençleri—Aikido’nun ne kadar tatmin edici olabileceğini keşfetmeye teşvik etmesini umuyorum.
Bir genç dövüş sanatı eğitimi almayı düşünüyorsa ona ne tavsiye verirsiniz—kimler Aikido’yu seçmeli ve neden?
Uygulayıcı sayısının azaldığı bu dönemde, Aikido’nun değerini, ruhunu ve potansiyelini daha fazla insana aktarmamız gerekiyor. Sosyal medya ve modern medya platformları bunu yapabileceğimiz araçlar. Ben de bu çabaya katkıda bulunmayı umuyorum.
Herkesin Aikido potansiyeli vardır, dövüş sanatı deneyimi olmayanlar bile dahil. Bence daha önemli olan, gençlerin Aikido’yu eğlenceli bir ortamda deneyimleyebileceği ve dinamik hareketlerini keşfedebileceği dojolar sağlamaktır. Birçok dojo, çoğunlukla kıdemli (yaşlı) uygulayıcıların olduğu ve sadece az sayıda genç kişinin daha dinamik çalışabildiği yerlerdir. Bu yüzden gençlere, onları bu şekilde çalıştırabileceğimiz ve öğretebileceğimiz dojolar sunmak önemlidir.
California’daki yaklaşan seminerinizden bahseder misiniz? Anladığım kadarıyla bu Amerika’daki ilk semineriniz olacak—Kaliforniya’da Aikido dışında yapmak için sabırsızlandığınız şeyler var mı?
Amerika’daki ilk seminerim için Pasadena Aikikai’yi ziyaret etmeyi dört gözle bekliyorum. Umarım birlikte eğlenceli ve keyifli bir antrenman yaparız. Aikido dışında, Kaliforniya’yı deneyimlemeyi ve yerel toplulukla tanışmayı da sabırsızlıkla bekliyorum.
Küresel Aikido topluluğuna paylaşmak veya iletmek istediğiniz başka bir şey var mı?
Gelenek önemli olsa da, sadece geçmişi korumak Aikido’nun gelişimini sınırlıyor. Açık fikirli olmalı ve zamanın gereklerine uyum sağlamalıyız. Kendinizi kapatmayın—dışarıya bakın ve perspektifinizi genişletin. Hep birlikte Aikido’nun potansiyelini keşfetmeye ve sanat için parlak bir gelecek inşa etmeye çalışalım.
Aikido Journal
Eylül 2025

2 Comments
Ali İlteriş Keskin
Harika bir ropörtaj olmuş. Ufkumu genişletti. Youtube üzerinden takip ettiğim bir Sensei’di ancak fikirlerini yazılı olarak okumak çok etkili oldu. Emeklerinize sağlık.
Oğuzhan Yılmaz
Yorumunuz için teşekkür ederim. Ben de uzun zamandır takip ediyorum Ryuji Sensei’yi. Hakkında fazla içerik üretmeye çalışacağım. Takipte kalın lütfen.