Shisei:
Savaş Sanatlarından Yaşama Sanatına

Bu kelime japonların iki kanjisinden oluşuyor. Bunlardan biri “shi” (şi)  “姿” diğeri ise “sei”  “勢”. İki kelimenin birleşiminden oluşan “shisei” kelimesinin manası “belirli bir çalışma ve işlev için bir kalıba girmek , duruş ve biçim almak” dir. Anlamı ve kökleri japonların 1200 yıllarına kadar uzanan bu kelime japon yaşantısının özellikle sanat kısmının her noktasına yansımış durumda. Bunu bir japon çay seremonisinde (Chado) veya japon kaligrafi sanatında (Shodo) , sessiz japon tiyatrosunda (No tiyatrosu) bulabiliyoruz.


Temel Kavramlar 1.Bölüm : “Shisei”

Bu sanatlarda shisei  bir duruşu bir tutumu doğru ve nitelikli bir çalışma için doğru bir kalıba girmeyi anlatıyor bize. Ama özünde “Shisei” bir  duruştan veya fiziksel bir biçimden çok daha fazlasıdır. Klasik bir anlatıdan ziyade sizi,  savaş sanatları açısından konuya bakmaya davet ediyorum.

Bu kavramı japon mücadele sanatlarının kuşak sınavlarını anlatmaya başlayarak ele alalım önce:

Bilindiği gibi japon mücadele sanatlarının seviyelerinde “kyu” ve “Dan” adında iki ayrım vardır. “Kyu” çıraklık seviyelerini “Dan” ise kalfalık ve ustalık seviyelerini gösterir. Her bir üst seviyeye bir kuşak sınavlarına girmeniz gerekmektedir. Bu sınavlar belirli teknikleri doğru şekilde yapmanız durumunda başarılı olabildiğiniz sınavlardır. Her bir başarı ile bir üst seviyeye atlarsınız.

Peki tüm bilinen tekniklerden, yüksek bir cesaretten, çok iyi şekilde hazırlanmış kondisyonu tam bir bedenden bile önemli olan şey nedir?

Evet bildiniz : “Shisei

Sınav alanına girişiniz, selam verişiniz,  sınav alanında hareket edişiniz,  yürüme tarzınız, kafa hareketleriniz, karşınızdaki partnere olan bütün tutumunuz bunların tamamı “shisei” nizin durumunu gösterir. Hatta daha ileri gidersek ehil bir eğitmen  o sınavda başarılı olup olmayacağınızı bir kaç saniye içinde anlar. Bunu sadece sizin sınav alanına girip oturmanızdan ve verdiğiniz selamdan dahi fark edebilir. Kafasında durumu notlar. Ondan sonra yapacağınız tüm hareketler ve teknikler aslında en başta yaptığınız “shisei” yani tutum ile alakalıdır.

İşte yaşamda da “shisei” yani duruş ve bu duruşun getirdiği tavir (tutum) her şeyi değiştirir.

Shisei” için önemli olan ; sadece omurgamızın doğru bir hatta durması , ayaklarımızın ve ellerimizin doğru bir hareket uzayında gidip gelmesi değildir.  Asıl olan zihnimizin duruşu bir duruma bir aksiyona göre aldığı form ve takındığı tutumdur. Çünkü zihnimizin durumu bedenimize yansır. Bedenimizin durumu da temas ettiğimiz her şeye bir işaret gönderir. 

Dikkat ettiyseniz: Fazla özgüvenli, dominant ve saldırgan yapıda kişilerin beden duruşları temas ettikleri kişilere baskı uygulayacak şekilde ileriye doğru atılmaya müsaittir. Tam tersine çekingen, savunmacı kişilerin beden duruşları karşıya mesafe koyacak şekilde biraz daha geriye yaslanır o gerilim bütün bedenine yansır.

Çok önemli bir örnek daha verelim: Hasta olduğumuzda zihnimiz bulanıklaşır, zaman ve mekan kavramımız değişime uğrar, algılarımız zayıflar ve  keyifsizleşiriz. İşte bu anda dikkat edersek bedenimizin de dik durmadığını ve hareket olarak da bizi sınırlandığını keşfederiz. Burada da asıl olan zihnimizde kaybettiğimiz duruşumuz ve bundan dolayı ortaya çıkan bulanık tutumumuzdur.

Shisei

Peki ne yapmalıyız ?

Hastalığı yenmek için öncelikle zihnimizin duruşunu ve devamında tutumunu değiştirmeliyiz. Zihin değiştiği anda hepsi zincirin halkaları gibi düzene girecektir. Karar verdiğimiz anda duruşumuz değişir. Dolayısıyla savaş sanatlarında olduğu gibi yaşamda da duruşumuz gerçek tutumumuzu belirler.

Zihnimizi bir olgunun referansına oturtursak ve bu duruş ile bir tutum kazanırsak bedenimiz de oluşan forma cevap verir. Beden forma cevap verdiğinde algılarımızın en üst verimine çıkarız. Bu olduğunda da odaklanma kabiliyetimizi bir üst seviyeye çıkartabiliriz ve bu şekilde farkındalığı oluşturacak basamakların devamı gelir. İşte bu zincirleme reaksiyonun temeli zihnimizdedir.

Bizler mücadele sanatları çalışanları olarak dojo yani mücadele sanatları çalıştığımız alanlarda öncelikle doğru bir “shisei” için çalışırız ve fark ederiz ki eğitmenler,  teknikten çok duruşumuzu düzeltirler. Amaçları yol olarak bedenimiz üzerinden zihnimizi doğru bir duruşa sokmaktır.

Evrenin küçük bir simulasyonu olan dojolarda çalıştığımız “shisei“, bir süre sonra dojo dışındaki hayatımıza ve duruşumuza yansır. Ustaların dediği gibi :

” Gerçek teknik, düzgün bir duruştan; düzgün bir duruş ise doğru zihinden çıkar.”

Samimi ve dürüst bir gayret ile…

Şeref Umut 
24.06.2021 
Acıbadem İST


Kapak Fotoğrafı:  DSD – Pexels
Kanji Fotoğrafı : Japanese Words Writing

Şeref Umut

2005 yılından beri savaş sanatları ile ilgileniyor. 2016 itibariyle 5 yıldır İstanbul Kocaeli arasında öğrendiklerini aktarmak için yol yapıyor. Ağırlıklı Japon ve Filipin Savaş Sanatları temelinde çalışma yürütüyor. Özellikle askeri konsepte sanatları çalışıyor. Zen ve Savaş Sanatları, Savaş Stratejisi alanlarına ilgisi mevcut. Usta-kalfa-çırak ilişkisine çok önem veriyor. İlk kurulduğu günden beri Boş Ayna içerisinde ama galiba lotus gibi çiçeği daha yeni açıyor…

“Shisei: Savaş Sanatlarından Yaşama Sanatına” hakkında 2 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir